
Geçtiğimiz günlerde Taksim Camine, bir cuma namazı eda etme arzusuyla gittik. İstanbul'un özlemi olan Taksim Camiinde cuma saati yaklaştıkça giderek artan bir cemaat oluşmaya başladı. Yerimiz, her zaman olduğu gibi mihrapla minber arasında ilk saf.
Merkezi yer oluşundan cemaate katılım yapanlara baktığımızda her ülkeden birilerini görüyoruz. Artık vatandaş sayılmaya başlanan Suriyeli, Iraklılar dışında Azerbaycan, Türkmenistan, Afgan, Somalı, Mısır ve tabi ki Afrikalı Müslümanların varlığı da artık söz konusu..
Vaazı veren hoca efendiyi dinliyoruz.
Elinde her ne kadar sabit bir konu olmasa da dinden imandan, iman etmeden söz ediyor. Ve cemaat çoğaldıkça konu hızlanıyor. Ve "güm.."
Neden "güm" oldu, diye merak ediyorsanız..
Vaiz efendi öyle bir söz ediyor ki cam çerçeve yere düşse bu kadar şaşırtıcı olmaz.
Vaaz güzel güzel giderken, suya sabuna dokunmayan dinleyenlere pek de fazla bir bilgi vermeyen, alışılmış, artık demode olmuş, temcit pilavı gibi pişirip pişirip sofraya konulan konuşlardan biri. Etki metki yok. Hatta cemaatin ir kısmı cep telefonunda, ya da yanındaki ile sessiz muhabbette. Bir kısmı ise Kuran-ı Kerim açmış okuyor.
"Din de zorlama yok" dedi ve devam etti. "İsteyen dinde istediğini yapabilir, istediği gibi hareket edebilir. Aklı neye yetiyorsa, neye inanıyorsa , neyi biliyorsa öyle hareket edebilir."
Her sözün ardından kafama balyoz iniyor.
Dikkatlice dinlemeye devam ediyoruz. "Kimse kimseyi din de nasıl hareket edeceğine karışamaz. Kim nasıl istiyorsa, öyle yapabilir"
Sustum. Sustum.. İçimde dolu fırtınalar.
Ezan okundu, vaiz efendi susmadı. İçimde o söz yankılandı, durdu. "Dinde zorlama yok"
İlk sünnet kılındı.
İç ezan okundu.
Cami imamı minbere doğru çıktı. Haftalık hutbeyi okumaya başladı.
Hutbenin ortasında sarı montlu biri cemaati yara yara geldi, müezzin mahfiline geçti.
İmam hutbeyi yarılamış. Vatandaş hutbenin ortasında dışarıdan içeriye giriyor. Müezzin mahfilinde bulunanlarla teker teker tokalaşıyor. Hatta bir ikisi ile sarılıyor.
İmam hutbede...
Kamet okunuyor, imam mihraba geçiyor. Müezzin tam "Hayye alel salah" diyecekti ki, imam efendi safları düzeltme uyarısı ile araya giriyor.
Müezzin susmuyor.
Ortaya karışık bir Cuma namazına davet oluyor.
Namaz bitti.
Vaiz efendiyi bekledik.
Cemaatten bazılarının fotoğraf çektirmesi gelmiş. Dakikalarca sohbet, fotoğraf çekimi bekledik.
Kimse kalmadı. Vaiz efendiye yaklaştık.
Murakıp imiş. Misafir olarak vaaz vermiş.
Peygamberimizin "işi ehline verin" sözü geldi aklımıza.
"Hocam", dedik. "Dinde zorlama vardır" "Evet, yok..." dedi, "Hoca, dinimiz de olsun tüm dinlerde olsun zorlama vardır. Her din kendi dinindekini bazı ibadetleri ve kuralları yapması için zorlar. Bir Müslüman namaz kılmak, oruç tutmak zorundadır" Evet, Var", dedi. Şaşırdım. "Kürsüde öyle demediniz" Şöyle, din de zorlama yok ama..." "E" hocam.. Tabi dedi, bu sefer.. Dinde zorlama vardır. "
dedi.. İyi de neen öyle dediniz. Haftaya düzeltirim. dedi.
Bu hatfa burada bulunan ve sizi dinleyen herkesi "dinde zorlama yok, istediğinizi yapun" zehrini verdiniz mi ?" dedi. Konu kapandı. Yürüyüp giderken,
Kimse kalmadı. Vaiz efendiye yaklaştık.
Murakıp imiş. Misafir olarak vaaz vermiş.
Peygamberimizin "işi ehline verin" sözü geldi aklımıza.
"Hocam", dedik. "Dinde zorlama vardır" "Evet, yok..." dedi, "Hoca, dinimiz de olsun tüm dinlerde olsun zorlama vardır. Her din kendi dinindekini bazı ibadetleri ve kuralları yapması için zorlar. Bir Müslüman namaz kılmak, oruç tutmak zorundadır" Evet, Var", dedi. Şaşırdım. "Kürsüde öyle demediniz" Şöyle, din de zorlama yok ama..." "E" hocam.. Tabi dedi, bu sefer.. Dinde zorlama vardır. "
dedi.. İyi de neen öyle dediniz. Haftaya düzeltirim. dedi.
Bu hatfa burada bulunan ve sizi dinleyen herkesi "dinde zorlama yok, istediğinizi yapun" zehrini verdiniz mi ?" dedi. Konu kapandı. Yürüyüp giderken,
"Siz madem murakıpsınız " dedim.
"Müezzinlere cuma hutbesi okunurken, yanınızdakine dahi göz bile kırpamazsınız uyarsıını yapar mısınız" cemaate örnek olacak şekilde. Hutbenin ortasında gelen birine neredeyse çay söylemeleri eksik kaldı, dedim. Gördüklerimizi anlattım. "Yanlış" dedi.
Yanlışı biliyoruz, ..
Cemaat imam meselesi..
"Müezzinlere cuma hutbesi okunurken, yanınızdakine dahi göz bile kırpamazsınız uyarsıını yapar mısınız" cemaate örnek olacak şekilde. Hutbenin ortasında gelen birine neredeyse çay söylemeleri eksik kaldı, dedim. Gördüklerimizi anlattım. "Yanlış" dedi.
Yanlışı biliyoruz, ..
Cemaat imam meselesi..
Erol Kara - @Dinierk için yazdı
Yorumlar
Yorum Gönder