
Torpil, insanlığın var olmasından sonra kurumsal yaşama geçmesiyle tarih boyunca var olan ve vat olacak bir sistemin nefret edici adıdır. Kişinin, gerekli şartları taşımadığı, yahut dikkate alınan kriterler itibarıyla daha layık olan birileri bulunduğu hâlde, bazı kimseleri aracı kılarak hak etmediği bir yere gelmesi her zaman gündemde olup, bu dinen caiz olmayan durumdur. Böyle bir durum işi gerçek hak edenine karşı bir zulüm olduğu için kul hakkına tecavüz olarak sayılmaktadır.
Bununla birlikte, kişi hakkı olan bir şeyi, ancak araya birilerini koymak suretiyle elde etmeye çalışıyorsa bu dinen de insanlık olarak da kabul görülen, caiz olan bir durumdur. Çünkü, hak ettiğine inandığı bir şeyi normal yolla elde etmek zor olduğu için, kendi hakkını gücü yeten birilerinin eliyle elde etmeye çalışmaktır. Burada kul hakkı diye bir şey yoktur. Çünkü, liyakat sahibi olduğu hâlde hak ettiği görevi alamayan kimselere yardımcı olmak iltimas/torpil niteliği taşımaz.
Diyanet'te Torpil Var mı ?
Geçtiğimiz aylarda, Diyanet-Sen’in Diyanet İşleri Başkanlığı’nın 6406 çalışanı arasında araştırmaya ya göre Diyanet çalışanlarının %79,1’i “Diyanet’te torpil, iltimas ve kayırmacılık olduğunu” açıkça duyulmasından sonra Din İşleri Yüksek Kurulu Üyesi İdris Bozkurt'un, torpille işe girmenin kul hakkı olduğunu, mesuliyeti bulunduğunu ancak işe girdikten sonra emek verilerek alınan kazancın helal olduğunu belirtmesi çok tartışmalara sebep olmuştu. Dini çevreler bu açıklama üzerine "Kişi hakkı olmadığı bir işe torpil yaparak girerse, kul hakkına girmiş olsa da kazancı haram olmaz. Çünkü bu parayı çalıştığının karşılığı olarak almaktadır. Fakat hak etmediği bir göreve iltimas yoluyla gelip hem de bulunduğu görevin gereklerini yerine getirmeyen veya getiremeyen, kişinin alacağı maaş helal olmaz." diyerek torpille elde edilen işin ne zaman haram, ne zaman helal olarak görülmesi konusunda hem fikir oldu. Edinilen bilgide "Torpilin caiz olması için, torpil olmaksızın hiçbir şekilde hakkını alamaması ve kendisinin de bunu hak etmiş olması şarttır. Bu şekildeki bir muamelenin adı "torpil" değil "hakkını koruma" olduğu belirtildi. Örneğin, atanacak kadar puanı yüksek olduğu hâlde ve diğer şartları da daha iyi olduğu hâlde, kendisinden daha aşağıdaki birisi torpille onu yerine geçiyorsa, torpille yerine geçen kişnini kazancı da edindiği yer de kendisine haram olarak yeter denildi.
Müftünün Torpil Tepkisi
Din İşleri Yüksek Kurulu Üyesi İdris Bozkurt'un açıklaması üzerinde de, Kırşehir Müftü Yardımcısı Adnan Zeki Bıyık şu ifadeleri kullanmıştı
''Torpil hoş değil ama torpille girilen işten kazanılan para helaldir demiş.Pis yolla, usulsüzce girilen işten alınan para da helal değildir. Torpil de haramdır. Lağım suyuyla abdest alınmaz. Lağım suyuyla alınan abdest sahih olmadığı gibi onunla namaz da kılamazsın.B u tür fetvaların geçerli olduğunu düşünmüyorum. Müslümanlık doğruluk ve dürüstlük üzerine bina edilmiştir. Hz. Peygamberi tüm zamanların en büyük lideri yapan özelliği doğru olmasıdır. Hz. Peygamber sevgisi, onun kıldığı namaz, tuttuğu oruç ve aldığı abdest ile değildir. Onun dürüstlüğü iledir efendim. Hz. Muhammed güvenilir bir insandır, doğru insandır. Kimsenin hakkına mütecaviz olmamıştır ; olanın da Müslümanlıkla ilgisini pek kuramamıştır. Bizi aldatan bizden değildir demiştir. Dolayısıyla insanların hukukuna tecavüz ederek, hakkını yiyerek , sorusunu çalarak bir takım mevkilere ve koltuklara oturmak , helal değildir. Cehennem koltuğudur o koltuklar. Oradan kazanılan para da asla helal değildir, haramdır. Bu tip fetvayı vermek maalesef çok müessif bir durumdur. Kim vermişse ahiretini maalesef mahvetmiştir. Fetva ağır bir cürümdür. Allah'ın gayretine dokunan, kamunun hukukuna mütecaviz bir fetva ise o fetvanın ukbada ağır bir mesuliyeti vardır.'' (Kaynak için)
Kanunlarımızda torpilin yeri.
Torpile teşebbüs etmenin bazı kamu görevlileri için disiplin suçu oluşturduğuna, bu suçun işlenmesi halinde disiplin cezası yaptırımıyla karşılaşılacağına dair kanunlardan biri, 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu 18. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde düzenlenen "Özlük hakları ile ilgili ya da başka bir kişisel menfaat temini için başkalarını aracı koyup, öncelik ve ayrıcalık talep etmektir." şeklinde tanımlanan "Kayırma talep etmek" fiili karşılığında aylıktan kesme cezası öngörülmüştür. (Kaynak için)
Bununla birlikte, 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanunun 8. maddesinin üçüncü fıkrasının a/3 bendinde yer almaktadır. (Kaynak için)
@Dinierk
Yorumlar
Yorum Gönder