
Evlilikte yaşanan sorunlar veya çocuk yüzünden erkeğin salona gidip yatması, cinsel hayatı ve evlilikleri bitirme noktasına getirebiliyor. Uzmanlar, çiftlerin ne olursa olsun yataklarını ayırmamasını ve çocukların kendi odasında yatmasını tavsiye ederek, salondaki çek-yatların evliliğin sonunu getirebileceği hususunda uyarıyor.
Tüm evlilikler “Bir yastıkta kocayın” temennisi ile başlasa da çiftler kimi zaman geçimsizlik kimi zaman da çocukların ebeveynlerinin yanında yatma isteği ile yataklarını ayırabiliyor. İlişkilerdeki çatışmalar ve anlaşmazlıklar nedeniyle verilen tepkilerin her çift için farklılaştığını söyleyen Uzman Psikologlar bu konuda, “Ülkemizde en sık görülen tepkinin erkeğin yastığını battaniyesini alıp salondaki 3’lü koltuğa geçmesi olduğunu söyleyebiliriz” demektedir.
“Aynı yatağı paylaşmak evliliğin temeli”
Bir yatağı paylaşmanın evliliğin temeli olduğunu hatırlatan uzmanlar, yatakları ayırmanın sorunları büyüteceğini söyledi.
Değişen yaşam koşulları, çiftlerin çok çalışması, daha iyi koşullarda yaşam arzusu gibi birçok etkenle evlilikleri sürdürmek her geçen gün zorlaşıyor. Aile içinde yaşanan huzursuzluklar da çoğu zaman yatakların ayrılması ile sonuçlanıyor. Evliliğin temel olarak yatakları birleştirmek ile başladığını söyleyen Psikologlar, “Dikkat ederseniz yatak odasındaki her şey yani dolaplar, yatak, yorgan çift kişiliktir. Eskiler ‘Bir yastıkta kocayın’ der ve yastıkları da çift kişilik kullanırlardı. Aslında mecmuanınliği temsil eden şeyler, tamamen gece mecmuanın yatmakla, bir odayı paylaşmakla ilgilidir” dedi.
Evlilikte yaşanan sorunların ve çözme yöntemlerinin her çift için farlılık gösterdiğini dile getiren Uzmanlar, “Sağlıklı bir ilişkide, aynı yatakta uyuyan kişiler aynı zamanda cinsel olarak da birleşirler. Duygusal, fiziksel ve seksüel anlamda bütün olurlar. Çiftler için aynı yatakta yatmanın “yan yana” olma ve sembolik olarak bütün olma anlamı taşıdığını unutulmamalıdır" demektedirler
Çoğunlukla erkekler yatağı terk ediyor
İlişkilerdeki çatışmaların bazen ciddi yaşamsal sorunlara ortak çözümler bulamamaktan, bazen çiftler arasındaki güç savaşından bazen de ilişkinin temelinde yatan sorunlardan ortaya çıktığını söyleyenler, anlaşmazlıklar karşısında çiftlerin verdiği tepkilerin de farklılaştığını işaret ederek "Ülkemizde en sık görülen tepkinin erkeğin yastığını alıp salondaki 3’lü koltuğa geçmesi olduğunu söylenmekte ve koltukta yatmanın çok daha derin anlamlar barındırdığı ifade edilmektedir.
Yatakları ayırmakla dile getirilmese de “Seninle muhatap olmak istemiyorum, bu konuda sana tepki gösteriyorum, sana yakın olmak istemiyorum ve seninle “bir” olmak istemiyorum” gibi anlamları içinde barındırmaktadır.
Yastığını alıp koltukta yatmak olgunlaşmamış bir tepki
Eşlerden birinin paylaşılan yatağı terk etmesinin olgunlaşmamış bir tepki olduğunu söyleyen psikologlar, “Eşler arasındaki anlaşmazlıklarda, çatışmalar ve dahi çatışmalarda bir çözüm gibi uygulanan yatakları ayırmak çift olmanın temel öğelerinden biri olan “biz“ olmayı sekteye uğratır” dedi. Yatağı terk etmenin alışkanlık haline gelebileceğini beliren Uzmanlar “Bir kere yatağı ayırmak her anlaşmazlıkta benzer tepkinin verilmesini basitleştırır ve çiftler sorunlarını konuşamaz, yakınlaşamaz, uzlaşamaz olurlar” dedi.
Çocuğunuzu yatağınızda yatırmayın
Bir başka salonda yatma nedeninin de “çocuk“ olduğuna dikkat çeken uzmanlar, “Anne bebekle yatakta yatar, baba salona gönderilir veya baba onlar rahat etsin diye gönüllü olarak yastık ve battaniyesini alarak salondaki kanepeye geçer” dedi. Burada aynı anda hem anne-baba ve çocuk, hem de karı-koca ilişkisindeki yapıyı zedeleyen birçok unsurun bulunduğu belirtilerek, “Bebek kendi yatağında yatmalıdır, her ağladığında yani anneye ihtiyaç duyduğunda anne kalkıp yanına gitmelidir. Böylece bebek hem kendi odasını sahiplenir, hem annesinin ona her ihtiyacı olduğunda yanına geleceğini anlar” denildi.
Çocuk istedi diye yataklarını ayıran çiftler arasında duygusal ve cinsel problemler yaşamaya başlamaktadır.
Yorumlar
Yorum Gönder