
Marifetnamenin Yazarı İbrahim Hakkı Hazretleri ve Işık / Güneş Hadisesi Nedir ?
Siirt’in Tillo ilçesinde, İbrahim Hakkı hazretleri tarafından 263 yıl önce inşa edilen ışık düzeneğiyle gerçekleşen güneş hadisesi 23 Eylül'de tekrar yaşandı
İbrahim Hakkı Hazretleri, bu duygusunu yalnızca dillendirmekle kalmamış, 18. yüzyılın ortalarında zirvesinde olduğu astronomi bilgisini de kullanarak kurduğu sistemle bunu gerçekleştirmiştir: 21 Mart ve 23 Eylül, güneşin ekvatora dik düştüğü ve böylece gün ve gecenin eşitlendiği ekinoks günlerinde Güneş, kendisi tarafından kurulan sistemle türbe içindeki Hocası İsmail Fakirullah Hazretleri'nin kabri başına düşmüştür. "Işık Hadisesi" olarak bilinen bu sistem, Türbe'nin restore edildiği 1960'lı yılların başına kadar da çalışmıştır. Ne yazıktır ki, restorasyon sırasında Türbe'nin orijinal yapısında değişiklikler olmuş ve 260 sene önce kurulan bu muhteşem sistem, çalışmaz duruma gelmiştir.
Siirt ve Tillo ilçesi açısından büyük öneme sahip olan bu sistemi yeniden çalıştırmak amacıyla Siirt Valiliğince, Bakanlıklar nezdinde yapılan girişimler sonucu; TÜBİTAK başta olmak üzere çeşitli üniversitelerden oluşturulan 7 kişilik bilim heyetince çok önemli çalışmalar gerçekleştirilmiş ve nihayetinde 50 yıldan beri bozuk olan güneş düzeneğinin yeniden bilim dünyasına kazandırılması sağlanmıştır.
GÜNEŞ HADİSESİNİN OLUŞUMU
Işık Hadisesi'nin gerçekleştiği Türbe, bir büyük ve iki küçük kubbenin örttüğü iki oda bir hol ile 8 köşeli ve 10 m yüksekliğinde bir kuleden ibarettir. Her yıl gece ve gündüzün eşit olduğu 21 Mart ve 23 Eylül'de "Işık Hadisesi" bu türbede gerçekleşmektedir.
Işık Hadisesi'nin gerçekleştiği Türbe, bir büyük ve iki küçük kubbenin örttüğü iki oda bir hol ile 8 köşeli ve 10 m yüksekliğinde bir kuleden ibarettir. Her yıl gece ve gündüzün eşit olduğu 21 Mart ve 23 Eylül'de "Işık Hadisesi" bu türbede gerçekleşmektedir.
İbrahim Hakkı Hazretleri, Tillo'nun 3-4 km doğusunda bir tepe üzerinde harçsız taşlarla bir duvar yaptırır. Halk arasında Kal'at-ül Üstad diye bilinen bu duvarın etkisiyle, yeni doğan güneşin ilk ışınları Türbenin tümünü gölgede bırakırken, duvarda bulunan 40*50 cm ebadındaki pencereden geçen güneş ışınları, türbe kulesinin penceresine ve oradan da kırılmak suretiyle türbe penceresinden İsmail Fakirullah Hazretlerinin sandukasının başucunu aydınlatmaktadır. İbrahim Hakkı Hazretleri bu sistem ile ilgili olarak, "Yeni Yılın ilk Güneşi, eğer hocamın başucuna düşmezse, ben o Güneşi neyleyim!.." diyerek Hocası İsmail Fakirullah Hazretlerine karşı olan saygısını göstermektedir.
Metin kaynak : Siirt Valiliği http://www.siirt.gov.tr/isik-hadisesi


Yorumlar
Yorum Gönder