۞
| Dolar Euro Gr. Altın4.215 | 'a --:--:--
SON DAKİKA
Umre 2026

2026 Ramazan Umresi Notları

۞ / editör01 Nisan 2026 - 16:14 · … dk okuma

Uzman Turizm ile çıktığımız Ramazan Umresi 2026 Umre notları

Ramazan Umresi 2026 Umre notlarımı aktarmadan önce, özellikle belirtmek isterim ki.. İyi bir rehberiniz varsa, hakkınızı gözeten, görev sorumluluğu içinde bilgili bir rehberiniz varsa her ne konuda tura çıkarsanız çıkın turunuz mükemmel geçer. Aksi halde en iyi organizasyonu yapan firma olsa da kötü bir rehberde turunuz haram olur, yalan olur.

Her ne kadar umre görevlileri olarak tanımaya çalıştığımız Yunus K..... ve Halil İ... adlı şahısların ta İstanbul Havalimanından itibaren umre son bulduğu güne kadar aralarında koordine, uyum, birlikte çalışma ve firmanın saygınlığını koruma konusunda gayretleri asla söz konusu değildi. En önemlisi bu iki sözde görevlileri ayrımcılıklarıyla, görevlerinin adamı olmayışları ile anacağım. Kendilerine teslim edilen 86 kişilik umre grubun içinde Balıkesir grubu olarak isimlendirilen grubun kendi içlerinde birlik ve beraberlikleri, grup sorumlusunun sadece 25 kişi için çalıştığını ifade etmek istiyorum. Bunun dışında geri kalan 61 kişi için parmaklarını dahi kıpırdatmadıklarını, hatta Balıkesirliler hariç diğerlerini yok sayan, aşağılayan, önemsemeyen , insani değerlerden uzak tutan görevliler olduklarını belirtmek istiyorum. Balıkesir grubunu  sahiplenen Halil İ'nin gecssi gündüzü ile kendi grubu ile ilgilendiğini, her yere, ibadet yerlerine, sık sık toplu tavafa götürdüklerini, sık sık umre yaptırdığını, uzak yakın geziler yaptırdığını söyleyebilirim. Sözde 25-30 yıldır Uzman Turizm'de rehberlik / din görevlisi olarak umreci ve hac turlarına bulunmuş Yunus K'nın ise artıları olmayan, umrecileri bir çok turda, ibadette yalnız bırakan, yapılması gereken turları yaptırmayan, odasından çıkmayan, zaman zaman şirket temsilcileri ortaya çıktığında sempatik olmaya çalışarak sanki her şeye hakim olduğunu kanıtlamaya çalışan yaşlılığından ve hastalığından dolayı asla görevinin adamı olmadığını söyleyebileceğim kişi olarak unutmayacağımı biliyorum. Onca yıl bu firma ile hac umre ibadetlerini bedava yapan ve üste para alan, umreci toplayarak bunlardan da gelir elde eden Yunus K'nın firmaya verdiği zarar firmanın olan güveni yanında dağlar kadardır. Nedense firma adamı öyle kucaklamış ki, hakkında şikayet edenleri duymazlıktan gelmektedir. Sözde rehber ve grup sorumlusu olan kişinin verdiği bilgiler bile hatalı. 80 yaşına ulaşmasına az bir zaman kalmış olan adam adeta 30 yıl geriden geliyor. 30 yıl önceki yaşadığı, şahit olduğu olayları turlarda defalarca tekrarlıyor. Hatta, ihramsız tavaf alanına girenleri de her seferinde beddua ile uyarıyor, haramdır, günahtır diye suçluyor.. Öte yandan kerahat vakitlerinde insanları namaza yönlendirecek kadar düşüncesizce hareket ediyor. Kabirleri anıtlarla karıştıracak kadar boş atıyor. Sadece bu mu derseniz. Yıllar öncesi kalan bir alışkanlığı da dile getirmek zorunda kalacağım. 2000 li yıllarda 1 TL karşılığında 4 Suudi Riyali alınıyordu. Otobüs şoförleri olsun, Mescidi Harem çalışanları çok cüzi maaşlar alıyordu. Geçimleri zordu. O yıllarda hacılardan şoförlere para toplanır, bir çeşit sadaka olarak verilir. Memnun edilirdi. Ancak zaman geçti TL karşılığında Riyal alınamaz oldu. TL değersizleştikçe Riyal almak zorlaştı. Ne var ki bugün en az 4 - 6 Bin SAR maaş alan şoförlere yine para toplanmaya devam ediliyor. ( Bakınız) Bir hacı en az 5 - 10 Riyal vermek zorunda kalmaktadır. Ve her turda ister en yakın Tennim'e ister en uzak Taif'e gidilsin para toplanması artık düşünülmesi değil terk edilmesi gereken bir alışkanlık olmalıdır. Pamuk eller cebe girse de kimse mecbur tutulmamalı, kimse kimsenin önünde mahcup edilmemeli. Mecbur değilsiniz diye ifade kullanılsa da kişi, diğer yolcuların önünde küçük düşmek istememektedir. Bu paraların toplanmaması lazım. Türkiye'de hangimiz yolculuğa çıktığımız zaman otobüs şoförlerine bahşiş bırakıyor. Biz bilmiyoruz. Bilen var mı ?
Ne dedik. Firma çok iyi olabilir. Görevliler boş ise firma da kötü oluyor. Firma kötü rehber iyi ise firmanın kötülüğü iyiye dönebiliyor. Son iki yılda bunu net olarak yaşadık.

********* GELELİM YAŞADIKLARIMIZA **********

16.02.2026 günü İstanbul Havalimanında istenilen saatte istenilen yerde hazır bulunduk. Görevlileri ararken, yaka etiketlerinde görevli yazan iki kişiye ayrı ayrı grup sorumlusu olup olmadığını sorduğumuzda biri "ben din görevlisiyim", diğeri "bizim grupta değilsin", dedi. İstanbul şubeden Emin bey ve Seyit Bey'in gelmesiyle birlikte dağıtılan pasaport ve yaka kartlarını alıp bavul teslimine geçtik. Teslim eden beklesin, denildi. Uzun süre beklememiz sonrası "acele edin, ihramları giyinin", uçağa geçin" komutu ortalığı panikletmişti. Alelacele ihramlar giyildi, namazlar kılındı. Pasaport kontrolü ve uçak kapısına gitmemizle başlayan Suudi hava yolları uçak yolculuğumuz aynı gün Cidde havaalanı karmaşası içerisinde son bulmuştu. 

Cidde Havalimanı Otobüs Durakları
Cidde Havalimanındayız.
Karmaşa, pasaport kontrolü ve bavul teslimi sonrasında 155. uçak turu olarak yola çıkan umre grubundan kimsenin çevrede olmaması.. Yıllardır alıştığımız Cidde Hava yolunda bu kez çıkış yerleri değişmişti. Farklı bir yapılanmada grup sorumluları ve gruptan kimsenin görünmemesi üzerine telaşlandık. Grubu kaybettiğimizi sandık. Bizi Mekke'ye götürecek olan otobüsleri ararken zor bela kalktıkları yerleri öğrenince oraya yöneldik. Uzman Turizm'den birilerinin bizi karşılayacağını İstanbul'da öğrenmiştik. O kişileri ya da firmanın sağladığı otobüsleri yüzlerce otobüsün bir arada bulunduğu yerde ararken biri kolumuza yapıştı. Aradığımız görevliymiş. Biz onu, o bizi görünce sevindik. Saatlerdir bizi bekliyormuş. Grubu sordu. Haberimiz yok, herkes kayboldu, dedik. Bizi götürecek otobüslerin gelmediğini, gösterdiği yerde beklememizi istedi. Diğerlerini arayacakmış. Saatlerce bekleme, otobüslerin gecikmesi sırasında biz hangi gruptan olduğumuzu öğrenmeye çabası içinde koştururken bir otobüs geldi. Balıkesir grubu gelsin, dediler. Ben yine hangi grup olduğumuzu öğrenmeye çalışırken kendisini din görevlisi diyen kişiye sordum. "Ben bilmiyorum. Bizim grupta değilsin", dedi. Balıkesir grup sorumluyum diyen kişiye tekrar sordum. "Bizde değilsin" dedi. Elindeki 35 kişilik listeyi gösterdi. Yoktuk. Orada yoktuk, burada yoktuk. Biz nereye katılacağımızı şaşırırken, Balıkesir grubu sorumlusunda ikinci bir liste görünce ona baktığımız da 15 - 20 kişilik bir grubun eklendiğini gördük. Sonunda Balıkesir denilen grupta olduğumuz kesinleşti.

Cidde Havalimanı Çıkışı Otobüste Kavga..
Neyse, sonunda grubu öğrenip ait olan otobüse bindiğimizde içeride kızılca kıyamet koptuğunu gördük. Balıkesir grubundan bir hanımın, İstanbul grubundan bir hanıma oturmak istediği koltuğa oturamayacağını söylediğini duyunca şaşırdık. Kadın resmen, otobüste hakimiyet onunmuş gibi göstererek İstanbul grubu yolcularına ön taraf koltuklarına oturamayacağını söylüyordu. Ve Balıkesir grubundan kadından şok eden söz "Siz bizim misafirimizsiniz, biz nereye istersek ancak orada oturabilirsiniz."


Daha bu sözler tamamlanmadan en önde oturan ve kendisinin görevli olduğunu söyleyen, adının sonradan Ramazan olduğunu öğrendiğimiz bir başka kişi de tartışmaya katılarak bu kez İstanbul grubundan karı kocaya "otobüsten inin, gidin öteki otobüse binin" demesiyle ortalık iyice kızışmıştı. Hakaretler havada uçuyordu.. İstanbullular, kimsenin kendilerini indiremeyeceğini ifade ederken, Balıkesir grubu yolcularından kadın ve erkek iki kişi resmen kabadayılık yapıyordu. En sonunda olay yatışmış, Cidde'den Mekke'ye ye doğru yola çıkmıştık. 
Açıkça söyleyelim. 
Balıkesir grubunun kendisini görevli diyen kişi ile kadının çıkışları tam bir çirkinlik idi. Bir firmanın aynı kafileye kattığı yolcularının ayrıştırılması kötü olduğu gibi, diğer umrecileri kendilerinden ayrı görmeye çalışan, kendilerini üstün görmeye çalışan bu kişiler çocukların yapmayacağı bir eylemi meydana getirmişti. Terbiyesizlikten öte, Müslümanlığa yakışmayan bir davranış.. Ne diyor Resullullah.. "Kendin için istemediğinin Müslüman kardeşi için istemeyen iman etmiş değildir. " Nasıl bir grubun içinde kaldığımızı hayretler içerisinde yaşamış olduk. Bu çirkinliğin Mekke'den Medine'ye geçişte, Medine'den İstanbul'a dönüşte benzerleriyle yaşadığımızı söyleyebiliriz. 

Otelde İki Yüzlü Özür 

Uzman Turizm için ayrılmış otobüsler aldıkları yolcu ile Cidde havalimanından ayrılarak Mekke'ye doğru yola çıktı. Herkes şirketin "bizim otelimiz" dediği Mekke'deki "Kemal Plaza"ya gideceğini düşünürken gece saat 23.00 'e doğru Aziziye bölgesindeki "Diyar Al Mashaer" adlı otelin önünde indi. Dediklerine göre, Harem'e 3,5 km ötede bulunan Kemal Plaza dolu imiş ve yer olmadığı için bu otel seçilmiş. 

Kemal Plaza Yerine Farklı Otele Yerleştik

Otele geldiğimizde mini bir karşılama programı ile karşılaştık. Havalimanında kavga edenlerden biri Uzman Turizm'in Mekke sorumlusuna (Bayram K.) yaşadıkları olumsuzluğu anlatırken, onları otobüsten indirmek isteyen Ramazan adlı kişi koşarak yanlarına giderek özür diledi. Bayram bey, yaşanılan bu olumsuzluğa şaşırırken, Balıkesir grubunu sorumlusuyum diyen kişinin de görevlilerden olmadığını dile getirdi. Ve böyle bir durumun tekrarlanmaması içinde ince bir uyarıda bulundu. 
Pekala, bu tür bir koltuk kavgası burada oldu bitti mi. Hayır tabi,.. Aynı grup ve aynı kişiler Mekke'den Medine'ye gidileceği zaman (23.03.2026 Medine'ye geçiş öğlen 13.00 ) yine koltuk kavgası yine aynı otobüse binecek olan İstanbulluları sindirmiş, arka taraflarda oturması konusunda ısrarcı olmuşlardı. Belaya bulaşmak istemeyenler, şeytanından bulsunlar diyerek otobüslerin arka koltuklarında otururken haksızlığa gelemeyen bir kaç kişi yine buna itiraz etmişlerdi. Bu kez olay Uzman turizmin ekibinin de gözü önünde cereyan etti. Balıkesir grubundan bir kaç kişi, İstanbul grubu yolcularından dört kişinin çantalarını koltuklardan yere atmışlardı. Sözlü kavga araya girenler tarafından , diğer otobüse bindirilerek çözülmüştü.  Otobüse alınamayan bavullar da daha sonra temin edilen bir kamyonetle Medine'ye götürüldü. 

Medine'de Yemekhanede Gerilim
Otobüslerde koltuk kavgası yapan Balıkesir grubundan bir kaç kişi Medine Hayah Plaza Otelin yemekhanesinde de masa / sandalye kavgası yaptılar. Yemeklerini masaya koyanların oturacakları sandalyeleri izinsiz almak isteyen Balıkesir grubundan bir karı koca yeni bir tartışmaya daha sebep olmak üzere iken diğer umreciler tarafından engellenmişti.

Mekke'de Kaldığımız Otel ve Harem'e Ulaşım

"Diyar Al Mashaer" oteli Harem'e 8 km uzaklıkta olup iki ayrı servis ile gidilip gelinmektedir. Cemerat denilen Mina çadırlarının olduğu alana ve Şeytan taşlama alanına 1 km , Cidde havalimanına 110 km uzaklıkta.. Her 30 dakikada bir ulaşımı sağlayan otobüslerle trafiği olmayan yol üzerinden 15 dakikada Harem'e yakın bir alana, Maskuta denilen alana kadar gidebildiğimiz otobüslerden indikten sonra 200 metre ötedeki otobüslere binerek 8 dakika sonra Ejyad (Saat Kulesi) tarafına geçebilmekteydik. İkinci otobüs sonrası ise 5 dakikada Babusselam kapısına gelebiliyorduk. Eğer yakanızda otel kartınız yok ise 8 Riyale otobüs bileti alma zorunluluğu vardı. Bu uygulama Mahpes bölgesinden gelen otobüsler içinde geçerli idi.

Aziziye'deki otelden Hareme geliş güzergahı üzerindeki Maskuta Yolu 


Otelde odalar için kişi başına anahtar verilmesi memnun edici idi. Kişi başı anahtar verilmesi çok güzel bir uygulama. Aynı odada kalan kişiler birbirilerine mecbur kalmayacaklardı. İsteyen istediği zaman gelip gidebilecek. Rahatsızlık vermeyeceklerdi. Daha önceki yıllarda bu sıkıntıyı yaşayan biri olarak sıkça dile getirmiştim. Daha sonra yemekhaneye geçerek yemeklerimizi yedik. Yemek sonrası bavullarımızı lobiden alarak odamıza yerleştik. Üç kişilik odada iki kişi kaldık Oda temiz ve ferahtı. Odada olması gereken her şey vardı. (Hatırlatalım ki, Otelin böcekler yüzünden sık sık ilaçlanması gerekir.)
Otelde temizlik malzemeleri, çarşaf, havlu değişimi ve oda temizliği için gereken yapılmıştı. 35 gün kaldığımız otelde oda hijyeni için her şey güzeldi. Alsancak yemek firması tarafından verilen yemek dağıtımında yemek kalitesi vasat olsa da hijyen için aynı sözleri ifade edemeyeceğiz. Onlarca kişiye hizmet eden 5 kişi yetişemiyordu. Efendilikleri ve çalışma çabalarıyla herkesin gönlünü kazanan işçiler masaların temizliğine, artan tabakla ve tepsileri toplamaya yetişemiyordu. Dört kişi yemek dağıtırken, misafirlerin gereğinden çok , hakları dışında meyve ve tatlıları almaması için çaba harcarken masalara gereken temizliği göstermemesi normaldi. Tabi, eleman sıkıntısından kaynaklanan bu durum otelde kalanları ilgilendirmezdi. Ancak şikayet konusu oluyordu. Zaman zaman umreciler masaları kendi imkânları ile temizleyerek oturuyorlardı. Çalışanların halini gördükleri için kimse o güzel insanlara söz etmeye kıyamıyordu. Bu Alsancak firmasının yetersizliği idi. Bir ara yetersiz masa ve sandalye yüzünden bir çok kişi yerlere oturarak ya da ayakta yemek zorunda kaldı. Alsancak firmasının az elemanla çok iş yaptırması dikkat çekiyordu. Yemeklerin aşırı yağlı olması, diyetli olanların gözetilmemesi, yemeklerin geç kalanlar için eksik olması da sayabileceğimiz olumsuzluklardandı. Buradan yemekhanede çalışan Yemenli kardeşlerimize gayretleri için teşekkürü bir borç biliriz. Güzel insanlardı. En azından topluluk içinde, yemek alırken, yemek yerken ve yemek sonrası nasıl davranacağını bilemeyen, oturdukları masaya kimse oturmasın diye sandalye saklayan, masayı kişisel sayan, başka kimseye masada hak tanımayan, israfın ve yemek artırarak ziyan olmasına sebep verenlerin zirvede olması için çaba harcayan Türk umrecileri de kınıyorum

Medine Hayah Plaza Otel..
Uzman Turizm tarafından en sık kullanılan otellerden biri de Hayah Plaza Otel... Mescidi Nebeviye çok yakın bir otel. Hemen hemen 100 metre.. Konumu ve dış görünüşü güzel olsa da yemekhanesinden yemek kalitesine  lobiden odalarına berbat bir otel. Bize inanmayanlar otel hakkında yapılan yorumlara bakabilirler (Yorumlar için buraya ve buraya tıklayınız) Otelde tuvalet kağıdı tükendiğinde imza alındığını ilk kez burada gördük. Otel tanıtım resimlerine inanmayın. 4 kişilik yatak olan odada pencereler sabitlenmişti. Sözde güvenlik içinmiş. Yemek kalitesine gelince.. Her grubun yemek salonu aynı katta farklı bölümlerde. Farklı gruplara farklı yemekler çıksa da bizim bulunduğumuz bölümde yemekleri asla yiyemezsiniz. Yemeklerin erken bitmesi, sınırlı sayıda su alma hakkınız tartışılması gereken konulardan. Çalışanlar ise lakayt ve işin ciddiyetinde değil. Yanlışlıkla bir başka grubun bölümünde otursanız yemek tabağınızı sualsiz alıp o bölüme götürüyorlar. 
Bir geceden daha fazla bu otelde kalamazsınız. Turla gidenler mecburda, bireysel olanlar sadece yakınlığı için tercih etmelidir.. Yemekhane ve lobi aynı katta olduğu için ağır bir yemek kokusu lobiyi sarmış durumda. 

****. 

17.02.2026 Sabah namazına yakın yola çıkarak ilk umremizi tamamlamış olduk. Gün boyu Kabe hasretimizi giderdik. Umre sonrası tavaflarımızı yaptık. 
Gece geç geldiğimiz için bir grup umreci umrelerini tamamlamak için yemek sonrası Kabe'ye gittiler. Biz de günün yorgunluğunu daha fazla artırmamak için uyuduk. 

18.02.2026
Ramazan başladı Yatsı namazı öncesi yapılan duyuru ile Ramazan ayına girdiğimizi öğrendik. Türkiye'nin bir gün sonra gireceğini da bu arada öğrenmiş olduk.
Bu sabah Tennim Umresi yapılmış haberimiz yok Sabah namazı ile birlikte Kabe'ye gittik. Kabe'ye giderken duyuru panosunda 18.02.2026 günü Tennim umresi yapılacağına dair gördüğümüz afişi dönüşümüzde göremedik. Daha sonra öğreniyoruz ki, Geldiğimiz kafilede yer alan İstanbul grubundan sorumlu olan Yunus hoca ( bize ben sorumlu değilim, din görevlisiyim diyen kişi) ileri bir tarihte yaparız diyerek umreyi iptal etmiş, Balıkesir grubu da kendi listelerinde olmasına rağmen İstanbullulara haber vermeden, 35 kişilik Balıkesir grubu ile Tennim'e giderek umresini yapmış.
Havaalanından gelirken yaşadıklarımızı ve gruptan kendilerinden olmayanları ayırarak Balıkesir grubunun yaptığı Tennim umresinden mahrumiyetimizi firmanın İstanbul şubesine bildirdik. Bizim için servis gönderip telafi edebileceklerini söylediler. Gurubun diğer kişilerine ulaşamadığımdan biz de bu güzel teklifi kabul etmedik. Bizim için servis vermelerine gerek olmadığını, gitmeyen herkesin bir araya getirilip bu imkanı kullanılmasını istedik. Tabi, bu da kaynamış oldu.

20.02.2026 günü turlarda ve toplu tavafta gerekli olacak diye firma tarafından tahsis edilen diye dağıtılan kulaklıkların hiç kullanılmadığını söylesem yanlış olmaz. Şirketin her umreci için sağladığı kulaklıklar teknoloji fakiri olan grup sorumluları yüzünden işe yaramadan iade edildiğini söyleyebilirim. Zaten Yunus hoca denilen kişi öyle bir tur yaptı ki, ulaşım için sağlanan otobüslere ve dağıtılan kulaklıklara yazık. Firma gereken hazırlığını yapmıştı. İstanbul grubunun ( Yunus hoca grubu) yaptığı Mekke çevre gezisi tam bir hüsrandı. 
21.02.2026 günü  saat 7'de çıkılan turda sadece Arafat meydanın girişinde iki rekat ihram namazı kılmak için indik bunun dışında tüm gezilerimiz panoramik oldu. Otobüslerden inmeden Sevr, Nur, Mualla Kabristanı , Mina gezildi. Görevlinin 1979 yılından kalan hatıralarını dinledik. Eğer otelde bir salon ayrılsa ve sosyal medya videolarından buralar gösterilse daha çok bilgi sahibi olur, daha fazla yer görebilirdik. Bu durumu firmaya ilettiğimde araç tahsis edelim demişti. Bunu da kabul etmedim. 26.02.2026 Kişisel olarak Mekke çevre gezisini eşimle birlikte yaptım. Hatta, Hazreti Hatice (rah) annemizin kabrine en yakın yere kadar gidebilmiş, Cin mescidinde namaz kılma imkanına dahi kavuşmuştum. 
Aynı şekilde 23.02.2026 yapılan Cirane Umresinde de 25.02.2026 günü yapılan Hudeybiye Umresinde sadece iki rekat ihram namazı kılınacak kadar izin verildi. Hatta, Hudeybiye'nin anıları olan yeri göstermeyecek misiniz dediğimde ne gereği var. Görüp ne yapacaksınız diyen görevli Yunus hoca "Cidde'ye gider miyiz" dediğim de "Cidde'de ne var ki, Havva annemizin camisi, türbesi yalan, deniz ise denizi İstanbul'da görürsünüz" demişti. Hatta, inanması zor, 28.02.2026 günü yaptığımız Taif turunda bile Abbas Camiinde namaz kılmış, meydanda bulunan bayram anıtını bile bize Hazreti Abbas Bin Abdullah'ın Kabri diye gösterilmişti.

Taif şehrinde bulunan bu anıta Hz. Abdullah İbn Abbas'ın (rah) kabri olduğu söylendi. Oysa bu kabir değil bir bayram kutlaması için yapılmış sembolik bir anıt olup üzerinde "Her yılınız kutlu olsun" veya "Bayramınız mübarek olsun" anlamına gelen yaygın bir tebrik ifadesi yer alıyor

02.03.2026 sabah 6 da yola çıktığımız Tennim Umresinde kerahat vaktinde ihram namazı kıldırmak isteyen görevliyi uyarmasam onlarca kişi haram bir vakitte namaz kılacaktı. Kerahat vakti deyince, otobüsten indirmeden hareme geldik. İhram namazını haremde kılarak umremizi yaptık. 
Diğer günlerde bir gün tavafa bir gün Tennim'e giderek Mekke'den ayrılana kadar eşimle birlikte bireysel ibadetlerimizi yapmaya çalıştık. Otelin önünden çevirdiğimiz taksilere 20 Riyal vererek Tennim'e gittik. 10 Riyal vererek hareme geldik. Gün boyu ibadetlerle Ramazan ayını dolu dolu yaşamaya çalıştık

Geçen yıl yaşadığımız Medine'de Cennet Bahçesine girememe üzüntümüz ve aldığımız ders sonucu bu yıl NUSUK uygulamamızdan sıkı bir takiple randevu almayı başarabilmiştim. Randevu aldığım saatle şirketin Medine çevre turuna katılmaktan vaz geçtim. Benim için en önemli olan Resullullah'ın (sav) "cennet bahçesi" dediği yeri ziyaret etmekti. Ve tura katılmadan Ravza'ya gittim. Ravza'da giriş saatimi beklerken bir kaç kez selamlamaya gitmekte gönlümü rahatlatan bir ziyaret oldu. Ancak eşim için izin alamadığım üzüntüsünü de yaşamak zorunda kaldım. Sistem vermiyordu. Bu randevulu sistem yüzünden çok  üzüldüğümü belirtmek isterim. Medine çevre gezisine katılan eşimin ifadesiyle yine bir çok yerde otobüsten inilmeden geçilip gidilmişti. Uhud meydanında Uhud kabristanı gösterilmiş, ücretli diye Uhud Tepesine çıkartılmamış, Kıbleteyn camiinde, Hendek, Yedi Mescitlerde  inilmemiş, Kuba camiinde iki rekat namaz kılınmış. Özetle, gittik mi gittik. Gördük mü gördük. Nasıl gördük, nasıl gittik sorularının önü boş.. Mekke çevre gezisi gibi Medine çevre gezisi de Yunus hoca ile fiyasko...

Cidde'ye Gelir misiniz ?
Balıkesir grubunun dışlaması, ayrımcılığı ile o gruptan ayrılmış, Yunus hocanın grubuna geçirilmiştim. Yunus hocanın Cidde'ye karşı olan düşüncelerini yazımda aktarmıştım. Bir akşam yemek yiyordum. Yan masada Balıkesir grubunun görevlisi Halil bey eşiyle yemek yiyordu. Yemeğin sonunda doğru yerinden kalkan Halil Bey'e eşi, "Onlara da söyle" dediğini duydum. Sözün ardından Halil bey, bana dönerek "Cidde'ye gelir misiniz ? " deyince şaşırdım. Ve hiç tereddüt etmeden kabul ettim. Sabah 930'da hazır olun dedi 14.03.2026 günü sabahı ihramımı girerek hem Cidde'yi görmek, hem de Cidde'den umre yapmak için hazırlandık. Sabah 09.30'da otobüslere geçtik. Ve Cidde'ye yola çıktık. 
Hiç görmediğimiz yerleri görerek , hep merak ettiğim Cidde'ye giderken Mekke'nin eski yaşamımı yansıtan 2001 yılında açılmış bulunan El-Amudi Müzesi önünde indik. Ebu Bekir bin Abdülrahman El-Amudi tarafından kurulan ve Hicri 1436 yılında ziyaretçilere açılan müze, 2.000 metrekarelik bir alana yayılıyor ve bazıları 150 yıldan daha eski olan 15.000'den fazla esere ev sahipliği yapıyor. Müzede antika yerel kıyafetler, geleneksel aletler, sikkeler, el sanatları ve günlük yaşamdan aletler sergileniyor. 


Müze için kişi başı 3 Riyal ücret ödedikten ve ziyaret ettikten sonra yola çıktık. Cidde'ye vardık. Cidde sahilinde bulunan iki camiyi ziyaret ettik. Bunlardan biri Cellat cami diğeri Hassan Enany Cami. Sahil kenarında kurulu olan bu iki cami dışında göremediklerimizi sayalım. Hazreti Havva annemizin mescidi ya da türbesi , Rahme Cami ( Deniz üzerindeki Cami) vs...Bunları görmememizin altında Taif'te olduğu gibi şoförlerin fikirlerinin alınması, onlarımda kapalı oralara, yasak oralar diyerek geçiştirmeleri idi. Oysa, yolda karşılaştığımız Diyanet'ten gelen bir grup bizi kapalı, yasak denilen yerlere gittiklerini söyledi. 
Hassan Enany Cami olarak bilinen, Cidde sahilinde yer alan modern bir camidir. Endülüs’ün zarafetini yansıtan Elhamra Sarayı mozaiklerinden ilham alan süslemeleri ve Suudi ahşap işçiliğinin ince detaylarıyla dikkat çeker.
  
Cidde, Kızıldeniz Sahili

24.03.2026 cennet bahçesine girmekle hayatımın en güzel kararını verdiğime inanıyorum. Doya doya ziyaret, doya doya nafile namazlar ve doya doya dualarla uzun bir süre Cennet Bahçesinde kaldım. 
Bu arada firma da Cennet Bahçesi için randevu alındığını duyurunca keyfime diyecek yoktu. 25.03.2026 gününe alınan randevuya heyecanla hazırlandım. Gün boyu selamlama yaptığım Mescidi Nebevi'deki cennet bahçesine tekrar girecektim. Bir yıl önce yapamadığım ziyaretimi Rabbim nasip ederek iki kez girmeme müsaade etmişti. 25.03.2026 günü Akşam namazı sonrası toplandığımız yerden sıramız gelince içeriye alındık. Aşırı bir kalabalık toplandı. Sıra ile ziyaret alanına alındık. Yine nafile namazlar, kazalar, dualar ve görevlilerin müdahalesine rağmen oradan oraya geçerek dolu dolu bir ziyaret yaparak vaktimi geçirdim. Bir de Allah-u Teala hazretlerinin yine ikramı, Resullulah Aleyhisselam'ın misafirperverliği ile cennet bahçesine ve mihrabın hemen önünde yatsı namazını eda etmemde nasip oldu. Kaymak üzerine serilmiş bal gibi, tadına doyamadığım iki gün yaşamış oldum. 

Cennet Bahçesinde / Ravza

26.03.2026 gece 2 ve 3 arası otel lobisinde toplandık. Saat 3.30 da ayrıldığımız otelden 5'te havalimanına geldik. Saat 6 da havalimanı işlemleri bitti. Uçağa binebilmek için bekleme salonuna geçtiğimiz 8.40da kalkacak uçağı beklemeye başladık. Ne yazık ki uçak gelmedi. Önce 9,30, ardından 11, ardından 1430 ve ardından 15.50 de nihayet uçağa bindik. Saat 20,30 'da İstanbul'a inmiş bulunduk. Pasaport kontrolü sonrası evimize vardığımız da saat 12.00 olmuştu. 
Suudi Hava Yollarının 8 saatlik bekletmesi sırasında havayolları tarafından iki kez yemek ısmarlandı. Biz bu gecikmeyi, Medine'nin ev sahibi olan Resullullah'ın bizi bırakmamasına bağlayarak fazla da sıkıntı etmedik. 



Kutlu Yolculuk - 2026 Ramazan Umresi @dinierk - 01.04.2026
Bu haberi paylaş:
۞

Yorumlar

Yorumlar