
Burun, Dudak Gibi Tedavi Amacı Taşımayan Estetik Ameliyatları Caiz mi ?
Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla." Allah şeytanı lânetlemiştir, o da “Kullarından belli bir pay alacağım, onları mutlaka saptıracağım, onları boş kuruntulara kaptıracağım, kesinlikle onlara emredeceğim de hayvanların kulaklarını yaracaklar, emredeceğim de Allah’ın yarattığını değiştirecekler” demiştir. Allah’ı bırakıp da şeytanı dost edinen kimse elbette apaçık bir ziyana düşmüş olur. Şeytan onlara durmadan vaad eder, boş ümitler verir. Şeytanın onlara söz vermesi aldatmadan başka bir şey değildir. İşte onların yeri cehennemdir, ondan kaçıp kurtulacak bir yer de bulamayacaklardır." (Nisa Suresi ayet 118 - 122)
"Şüphesiz biz insanı en güzel biçimde yaratmışızdır." (Tin Suresi ayet 4)
Yukarıda yer verdiğimiz ayeti kerimelerim ilkinde özellikle şu cümlelere dikkat edelim. “Onları mutlaka saptıracağım", "onları kuruntulara sokacağım" "Allah’ın yarattığını değiştirecekler.” İkinci ayeti kerimde de insanın en güzel şekilde yaratıldığı bildirilmiştir.
Günümüz insanlarının genellikle, burun estetiği, göğüs estetiği, saç ektirme, göbek yağı aldırma, yüzü gerdirme gibi bir çok şekilde daha güzel görünme, dikkat çekme, beğenilme, fark oluşturma gibi amaçlarla vücut şekillerinde değişiklik yapmak için tabiri caizse bıçak altında seve seve, bir servet harcayarak yattıklarını görürüz.
Tin Suresi ayet 4'de bildirildiği gibi, insan Allah tarafından verilen en güzel ve en mükemmel biçim ve yapıya sahip olup, yeryüzü varlıkları içinde gerek fizyolojik gerekse ruhsal ve zihinsel yetenekler bakımdan en mükemmel ve en seçkin canlıdır. Böylesine mükemmel bir yapıyı kibir ve vesvese ile kendini beğenmeyerek değiştirmeye kalkanları Peygamberimiz Hz. Muhammed (Allah ona salât ve selam versin), lanetlemiştir. [Buhari; Müslim]
Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.), "Allah'ın yarattığı hiçbir hastalık yoktur ki, onun tedavisini de yaratmamış olsun" diyerek tıbbi tedavi aramayı teşvik etmiştir. Ayrıca, Peygamberimizin (sav) Arfece adlı sahabeye, bir savaşta burnu kopunca, gümüşten bir burun protezi yaptırtmış, bunun koku yapması üzerine, altından bir burun protezi yaptırtması gibi tarihi örnekler, (Ebû Dâvûd, Hatem, 7; Tirmizî, Libâs, 31) tıbbi tedavilerin kabul edilebilirliğini desteklemektedir. Başta Resullullah aleyhisselam olmak üzere onun zamanından bu yana İslam Fıkıh Alimleri, doğuştan gelen bir kusuru, örneğin alışılmadık derecede büyük veya eğri bir burnu, ya da kazara oluşan bir kusuru, örneğin derin yanık izlerini gidermek için yapılan ameliyatlara, doğuştan ve sonradan edinilmiş kusurlar için onarıcı cerrahiye izin vermektedir. Bunda bir beis yoktur.
Dikkat çekmek, daha güzel görünmek başkalarını taklit etmek, arzuları yerine getirmek, aldatma, hile veya yalan içermek amacıyla, ve meşru bir Şeriat gerekçesi bulunmaması yaratılıştan verilmiş olan özellik ve şekillerin değiştirilmesi durumunda İslam dininde, fıtratı bozma kabul edilerek yasaklanmıştır (Nisâ, 4/119; Rûm 30/30). Nitekim Hz. Peygamber (s.a.s.), süslenmek maksadıyla vücuda dövme yapmayı, dişleri incelterek seyrekleştirmeyi, kaş aldırmayı, yaratılışı değiştirmek, fıtratı bozmak kapsamında değerlendirmiş ve bunu yapanları ve yaptıranları kınamıştır (Buhârî, Libâs, 83-87; Müslim, Libâs, 33).
En doğrusunu Allah bilir.
Yorumlar
Yorum Gönder