
Dinlediğiniz İlahiler Sizi Şirke Sürükleyebilir.
Bunlara iştirak etmeniz halinde büyük günaha gireceğinizi biliyor musunuz ?
İslami kesimin en fazla rağbet gösterdiği ilahilerin popülaritesi gün geçtikçe artıyor. Artık sesi güzel olan hemen herkes dini içerikli sözleri müzik eşliğinde sosyal medya aracılığı ile daha fazla yaygınlaştırmaktadır. Ne var ki, bazı ilahilerde bulunan sözlerin dinleyenlerin, buna iştirak edenlerin hatta kendi kendine seslendirilmesinin kişiye günah olarak yetebileceğini söylemek zorundayız.
Denetimsiz olarak sosyal medyada dolaşan sözde ilahi denilen müziklerin bir kısmında Allah'ın razı olmayacağı, din alimlerinin şirk olarak işaret ettiği öyle sözler geçiyor ki bunların yazana, söyleyene ve dinleyene günah olarak yeteceği ifade edilmektedir.
Kim tarafından yazılmış sa yazılmış olsun, kim tarafından söylenmişse söylensin asırlarca kabul görmüş olsa bile edebiyatımızda "İlahi" "mesnevi", "ezgi", "tasavvufi şiir", "halk deyişi" denilse de bunların bir kısmında mecazi anlatım veya aşırı sevgi ifadesiyle kullanılan ancak Allah'ın birliği inancına aykırı düşebilecek, şirk riski taşıyan bazı ifadeler bulunmaktadır.
Son zamanlarda genellikle Menzil tarikatının müritleri tarafından ifade edilen sözde ilahilerde, ezgilerde menzil şeyhlerini haşa Allah c.c ve Peygamber aleyhisselam'dan daha fazla övgüye tutuldukları, evliyalardan çok üstün tutuldukları, günahlarının affında yardımcı olacağı kişi olarak ifade edildiği elim bir şekilde duyulmaktadır.
Günaha batmış kimseleri Allah ve Resulünden daha üstün görecek şekilde sözler sarfedenlerin Allaha şirk koştukları artık göz ardı edilemeyecek durumda ayan beyan ortadadır.
Bununla birlikte günümüz cemaatlerinin içerisinde buna benzer zikirlerin de yaygınlaşması , daha önceki dönemlerde yaşamış olan genellikle Abdilkadir Geylani gibi büyük evliyaları Allahın sıfatlarıyla dile getirmek şirke giden yolun kapısını açmaya sebep olmaktadır.
Sıkça duyduğumuz, hatta bilinçli bilinçlsiz çoğumuzun dilinden dökülen “Bize imdat eyle ya Rasûlallah!”, "Şefaat ya Rasulallah” ," Bize imdat eyle ey Nebi","Yetiş ya Muhammed yetiş ya Ali” ,"“Evliyaya eğri bakma, Kevn-ü mekân elindedir, Mülke hüküm süren odur, İki cihan elindedir”, "Hak anı bunda gönderdi, Kullarını irşad için, Kime diler iman verir, Kahr-ü ihsan elindedir.”, "Ete-kemiğe büründü, Mahmut diye göründü”, "Yetiş Geylani", "Himmet Geylani" "Allah göktedir, aşağıdadır", "Allah arştadır" , "Allah'ın olmadığı boş yer yoktur", "Allah'ım beni de gör artık" “Affet beni Ya Rabbi, ya Rasulullah.”, “Şeyhin yüzüne bakınca Allah’ı görürsünüz.”, "Benim şeyhim evliyalar başıdır", "Benim Şeyhim bu asrın en büyük Evliyası" gibi sözlerde Allaha şirk koşulduğunu anlamamız gerekir.
Denetimsiz olarak sosyal medyada dolaşan sözde ilahi denilen müziklerin bir kısmında Allah'ın razı olmayacağı, din alimlerinin şirk olarak işaret ettiği öyle sözler geçiyor ki bunların yazana, söyleyene ve dinleyene günah olarak yeteceği ifade edilmektedir.
Kim tarafından yazılmış sa yazılmış olsun, kim tarafından söylenmişse söylensin asırlarca kabul görmüş olsa bile edebiyatımızda "İlahi" "mesnevi", "ezgi", "tasavvufi şiir", "halk deyişi" denilse de bunların bir kısmında mecazi anlatım veya aşırı sevgi ifadesiyle kullanılan ancak Allah'ın birliği inancına aykırı düşebilecek, şirk riski taşıyan bazı ifadeler bulunmaktadır.
Son zamanlarda genellikle Menzil tarikatının müritleri tarafından ifade edilen sözde ilahilerde, ezgilerde menzil şeyhlerini haşa Allah c.c ve Peygamber aleyhisselam'dan daha fazla övgüye tutuldukları, evliyalardan çok üstün tutuldukları, günahlarının affında yardımcı olacağı kişi olarak ifade edildiği elim bir şekilde duyulmaktadır.
Günaha batmış kimseleri Allah ve Resulünden daha üstün görecek şekilde sözler sarfedenlerin Allaha şirk koştukları artık göz ardı edilemeyecek durumda ayan beyan ortadadır.
Bununla birlikte günümüz cemaatlerinin içerisinde buna benzer zikirlerin de yaygınlaşması , daha önceki dönemlerde yaşamış olan genellikle Abdilkadir Geylani gibi büyük evliyaları Allahın sıfatlarıyla dile getirmek şirke giden yolun kapısını açmaya sebep olmaktadır.
Sıkça duyduğumuz, hatta bilinçli bilinçlsiz çoğumuzun dilinden dökülen “Bize imdat eyle ya Rasûlallah!”, "Şefaat ya Rasulallah” ," Bize imdat eyle ey Nebi","Yetiş ya Muhammed yetiş ya Ali” ,"“Evliyaya eğri bakma, Kevn-ü mekân elindedir, Mülke hüküm süren odur, İki cihan elindedir”, "Hak anı bunda gönderdi, Kullarını irşad için, Kime diler iman verir, Kahr-ü ihsan elindedir.”, "Ete-kemiğe büründü, Mahmut diye göründü”, "Yetiş Geylani", "Himmet Geylani" "Allah göktedir, aşağıdadır", "Allah arştadır" , "Allah'ın olmadığı boş yer yoktur", "Allah'ım beni de gör artık" “Affet beni Ya Rabbi, ya Rasulullah.”, “Şeyhin yüzüne bakınca Allah’ı görürsünüz.”, "Benim şeyhim evliyalar başıdır", "Benim Şeyhim bu asrın en büyük Evliyası" gibi sözlerde Allaha şirk koşulduğunu anlamamız gerekir.
Peygamberler dahi hiç bir kulun, hiç bir insanın Allahın sıfatlarına sahip olamayacağını bilmemiz gerekir. Kur'an-ı Kerim'deki "Şüphesiz Allah, kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz; bundan başkasını dilediğine bağışlar." (Nisa, 4/48) olduğu gibi bir çok ayette Allahu Teala hazretleri insanları kendisine ortak koşulmasını men ederken Hz. Peygamber (sav) de ümmetini "Allah’a şirk koşan kişi, cennete giremez." (Buhari, Tevhid, 9) şeklinde çokça uyarmıştır.
Derleme : Erol Kara / @dinierk
Yorumlar
Yorum Gönder