
Kurbanı Yurt İçinde mi Yurt Dışında mı Kestirmek Daha İyidir?
Asırlarca vacip kurban olsun diğer niyetlerle yapılan kurban kesimleri her zaman kişiler tarafından bulundukları ev ya da yerlerde yapılırdı. Dededen babadan göre göre hali vakti yerinde olan Müslümanlar peygamber efendimizden (sav) günümüze kadar Kurban Bayram günlerinde kurbanını keser eş, dost, akraba, komşu dağıtırdı.Ta ki 1993 yılındaki Bosna Savaşı sırasında yurt dışında vekalet yoluyla kurban kesme organizasyonları İHH İnsani Yardım Vakfı'nın girişimi ile başlamasına kadar. Savaşın yarattığı kriz ve yoksulluk nedeniyle 1993 yılında Bosna-Hersek'te ve çevre ülkelerdeki mülteci kamplarında yaşayan mağdurlar için başlatılan bu ilk kampanya, sadece 3 kişilik bir ekip liderliğinde 3.500 hissenin kesilmesiyle gerçekleştirilmiştir. İşte o gün bugün başta Diyanet, Kızılay, İHH, Sadakataşı, Cansuyu, Yardımeli, Demiz Feneri, Beşir, İhlas Vakfı, Yardımeli Derneği ve sayıları her geçen yıl artan vakıf, dernek, kişisel girişimcilerle kayıtlı kayıtsız hatta içlerine dolandırıcıların da girdiği geniş bir yapılanma ile kurban dağıtımı yurt dışına taşmıştır. 2000'li yılların başından itibaren organizasyonlar Afrika (Nijer, Somali, Çad gibi) ve Güney Asya ülkelerine, ilerleyen yıllarda Türkiye Diyanet Vakfı (TDV) katılımı ile de 140'tan fazla ülkeye yayılmış durumdadır.
Zaman zaman içerisinde kurban kesimini zamanında yetiştiremeyenler, topladıkları paraları farklı amaçlarla kullananların ortaya çıkması, dağıtma sorunu yaşayarak kesilen etleri ticaret malı yaparak satmaya kalkanlar, sözde kurban bağışı deyip toplanan paraları örgütlerine aktaranların hatta toplanan paraları zimmetine geçirenlerin varlığının da ortaya çıkmasına rağmen bir çok vatandaşın bunları görmezlikten gelmesi de olayın bir başka boyutunu düşündürmektedir.
Müslümanların kurban kesme, kestirme arzusu biraz da fiyatların yurt içi piyasasının 1/4 - 1/6 gibi oranlarda daha ucuz olması ve uğraşmama, yer bulamama, şan olsun nam olsun düşünceleriyle iyice artmış bulunmaktadır. İç piyasada kurban satışı kaosa doğru yol alırken, belediyelerin vatandaşların kurbanlıklara ulaşmasını engeller şekilde kısıtlı imkânlar tanıması, devletin kurban kesimini cezalandırma düşüncesi ile çıkardığı yönetmelikle Müslümanların elini ayağını, hevesini yok etmesine uzanan bu garip durum karşısında insanların çıkış yolu olarak gördüğü "Gönder İban'a rahat uyu Müslüman" tarzı vekaletle yapılan sözde kurban kesimi dini açıdan ne durumdadır.
Derdimiz bu..
Öncelikle belirtmemiz gerekir ki, her durumda caiz olsa da Kurbanın yurt içinde mi yoksa yurt dışında mı kesilmesinin "daha iyi" olduğu, tamamen kişinin önceliğine ve niyetine göre değişir. Her iki seçeneğin de kendine göre avantajları ve dezavantajları bulunmaktadır
Öncelikle belirtmemiz gerekir ki, her durumda caiz olsa da Kurbanın yurt içinde mi yoksa yurt dışında mı kesilmesinin "daha iyi" olduğu, tamamen kişinin önceliğine ve niyetine göre değişir. Her iki seçeneğin de kendine göre avantajları ve dezavantajları bulunmaktadır
Yurt İçinde Kesmenin Avantajları
- İlahi Emrin ve Sünnetin İhyası:
Kurbanın bizzat başında bulunmak, kesilirken görmek ve mümkünse bir kısmını evde pişirip ailece yemek hem Allah'ın (c.c) emrine hem de peygamberlerin ( Hem Hz. İbrahim Aleyhisselam, Hz. Muhammed Aleyhisselam gibi) sünnetine en uygun olanıdır. - Hisseli de ortaklık Durumu
Bilindiği gibi hisseli kurbanlarda kurbana hisse olarak girenlerin amacının öğrenilmesi şarttır. Vacip dışında bir niyetle kurban kesen biri olursa kalan hisse sahipleri vacip dese de o kurban kurban dışına çıkar. Yanında olduğunuz kurbanın ortaklarının amacını öğrenmeniz de şarttır. - İnsanlığa Hizmet
Kendi çevrenizdeki ihtiyaç sahiplerini, akrabalarınızı veya komşularınızı sevindirmiş olursunuz. - Güven ve Takip:
Kurbanın kesim sürecine şahit olabilirsiniz.
Yurt Dışında Kesmenin Avantajları
- Aşırı İhtiyaç Sahibi:
Afrika, Asya veya savaş bölgeleri gibi bölgelerde insanlar ete ulaşmakta çok daha büyük zorluk çekmektedir. Yardımı gerçek anlamda "açlık sınırındaki" insanlara ulaştırmış olursunuz. - Maliyet: Döviz kurları ve bölgedeki hayvan fiyatları nedeniyle yurt dışı kurban bedelleri genellikle Türkiye’ye göre çok daha uygundur. Bu sayede bütçeniz kısıtlıysa kurban ibadetini yerine getirebilir veya aynı bütçeyle daha fazla kurban kesilmesine vesile olabilirsiniz.
- Kardeşlik Köprüsü:
Hiç tanımadığınız, uzak coğrafyalardaki Müslümanlarla bir gönül bağı kurmanıza vesile olur. - Hissedarların amacını bilememek.
- Vekâlet verilen şahısları tanımamak
- Kurbanlıklar için toplanan paraların dermek ya da vakıflarda çalışanların temel ihtiyaçlarını karşılamak, emek hakkı (maaş), huzur hakkı, yeme içme, yol parası gibi amaçlarla kullanılması olasılığı da vardır. Buna sebep olmak caiz değildir. Hatta, bankada kurban paralarının birikmesi ile birlikte biriken faizlerinde o paraların sahipleri adına kurban olarak kesilmesi de şarttır. ( Faiz haramdır, bu paradan kaynaklanan kurban da kurban sayılmaz)
Risk olarak, yukarıda de belirttiğimiz gibi kurbanınızın kesilmemesi, kurban paralarının asıl amacı dışında birilerinin kasasını doldurmasına sebep oluyorsa, kesilip kesilmediğinden emin olamayacağınız durumlara yol açarsa, hisseli kurbanlarda diğer ortaklardan birinin kurban kesme amacının vacip dışında bir amaçla kesilmesi niyetiyle olursa asla kurban kesmiş olmazsınız. "Ben o niyetle paramı gönderdim" deme şansının asla düşünülemeyeceği bu durumlarda kurbanı yeniden kesmek zorunda kalacağınızı, o dönem kurban kesmediğinizi de bilmeniz gerekir.
Sonuç;
- Bir insanın, Allah'ın ibadetlerini yerine getirmek için evinde en az bir kurban kesmesi daha iyidir. Kurbanın, kurbanı sunan kişinin yerinde kesilmesi şart koşulmuştur. Ayrıca, kurbanı sunan kişinin kurbanını kendisinin kesmesi ve etini yemesi de şart koşulmuştur. Kurbanların amacı sadece et değil, bu ritüelin tezahürüdür.
- Allah'ın Resulü (s.a.v.) kurbanını kendisi keserdi. "Sünnet, kişinin kendi kurbanlık hayvanını kesmesidir." Bu şekilde, Yüce Allah'a yakınlaşmayı arar ve Yüce Allah'ın şu sözüne uyarak O'nu yüceltir ve O'nun adını anardı. Peygamberimiz (s.a.v.) kızı Fatıma'yı (r.a.) kurbanının bir parçası olmaya teşvik etmiş ve ona şöyle buyurmuştur: "Ey Fatıma! Gel ve kurbanının kesilmesine şahit ol. Çünkü yere düşen ilk kan damlasıyla bütün günahların bağışlanacaktır. Kanı ve etiyle birlikte getirilecek ve amel terazisinde 70 katı sayılacaktır."
- Peygamberimiz (s.a.v.) Medine'de kurban keserdi, kaç tane keserse kessin kurbanını başka bir yere göndermezdi. Aksine, kurbanını kendisi keser ve bunu halka duyururdu. Kestiği kurbanını Medine'de dağıtır, Mekke'deki akraba ya da komşularına göndermemiştir. Oysa Mekke Medine'den daha hayırlıdır ve orada Medine'deki fakirlerden daha muhtaç fakirler vardır. Buna rağmen, Allah'ın ibadetin yerine getirilmesini emrettiği yerde keserdi.
- Kurban kesmekle insan hayatının en önemli görevinin yerine getirmiş olur. Yurt dışında kestirirse Allah'a yakınlaşma duygusundan mahrum kalır. Allah Resulü'nün (SAV) bahsettiği tüm nimetlere, ödüllere ve faydalara kavuşur. Ancak, bir kimse kurban kesmek için parasını yabancı bir ülkeye gönderdiğinde, kendi kurbanlık hayvanıyla doğrudan ilgilenmekten mahrum kalır ve Allah'a sunduğu bu mübarek kurbanı kesme, dağıtma ve hatta yeme imkanından yoksun kalır. Dahası peygamber sünnetine karşı gelmiştir.
- Nasıl ki Hac ve Dem Kurbanı Mekke sınırları içerisinde kesilmesi gerekiyor başka yerde geçerli değilse Vacip kurban da asla insanın kendi memleketinden başka yerde kesilmesi uygun değildir
- Kurbanı kesen kişi bir ülkede, ailesi ise başka bir ülkede ise, eğer iki kurban kesebiliyorsa, birini kendi ülkesinde, diğerini de ailesiyle birlikte kesmesi tercih edilir. Eğer bunu yapamıyorsa, ailesine para göndererek onların kendi ülkelerinde onun adına kurban kesmelerini sağlamasında bir sakınca yoktur.
- Akika, Adak, Şükür, Sadaka gibi Nafile kurbanlarınızı her yerde kestirebilirsiniz. Yurt dışında istediğiniz sayıda yerine getirebilirsiniz. Caizdir.
- Kendi memleketinizde kurban kesmezseniz ve yurt dışını alışkanlık ederseniz gelecekte bu ülkede kurban kesimi unutulur. Kurbanın bereketi de kaybolur gider. Buna sebep olduğunuz içinde gelecek nesillerin lanetine uğrarsınız
- Âlimlerimiz, zekât, kurban ve sadaka vereceklerin bunları, kendi beldelerinde bulunan fakirlere vermesinin daha faziletli olduğunu ifade etmişlerdir. Buna göre bir beldede fakirlik had safhada ise sadaka ve zekâtların o beldede değerlendirilmesi icap eder. Başka beldelere gönderilmesi halinde geçerli olmakla birlikte mekruh işlenmiş olur. Çünkü bu durumda yakın akrabalar, komşular ve o beldenin fakirlerinin hakkı gözetilmemiş olur.
- Hanefiler şöyle demişlerdir: Akrabalarına veya kendi ülkesindeki insanlardan daha muhtaç olanlara nakletmesi müstesna, zekât gibi bir ülkeden diğerine nakletmek mekruhtur. Başka birine nakletmesi ise mekruh olsa da geçerlidir. Malikiler ise şöyle demişlerdir: Namazı kısaltmanın caiz olduğu mesafeye veya daha fazlasına nakletmek caiz değildir, ancak o yerdeki insanların, namazın kılınacağı yerdeki insanlardan daha muhtaç olması durumunda caizdir. Bu durumda, çoğunu onlara nakletmeli ve daha küçük bir kısmını kendi ailesine bırakmalıdır.
Hanbeli ve Şafiîler, Malikiler gibi şöyle demişlerdir: "Kurbanın, namazın kısaltılmasının caiz olduğu mesafeden öteye nakledilmesi caiz değildir; ancak zekât örneğinde olduğu gibi, namazın kısaltılmasının caiz olduğu mesafeden öteye nakledilmesi haramdır, geçerli olsa bile." - Bir kişinin vacip olduğu için kesmeyi düşündüğü kurbanı, kendi kesmesi, Allah'ın adını anması ve O'nun büyüklüğünü duyurması, sonra etinden biraz yemesi ve Allah'ın kolaylaştırdığı ölçüde sadaka olarak dağıtması daha iyidir. (Hac Suresi ilgili ayetler) Bu en iyi ve en eksiksiz yoldur
- Bugün olduğu gibi sadece ucuz olduğu için kurbanın başka ülkelere gönderilmesinin mekruh olduğu açıktır. Zira bu kurbanın ruhuna terstir. Bir mümin Allah’a kurban sunarken “bunu en ucuz şekilde nasıl kapatırım” düşüncesiyle değil, “imkânlarım ölçüsünde nasıl Allah’a en güzel kurbanı sunabilirim” düşüncesiyle hareket etmelidir. Bu düşüncenin bir tezahürü olarak geleneklerimizde kurbanlık hayvanlar kurban edilmeden önce sahipleri tarafından süslenirler.
- Yurt dışı vacip kurban kesime eylemenin tehlikeli bir bidat olduğunu da son olarak kaydedebiliriz. Çünkü, en iyi hidayet, Hz. Muhammed'in (Allah ona salât ve selam versin) hidayetidir; en kötü şeyler ise yeni icat edilenlerdir ve her bidat sapkınlıktır.
- Yine de hangisi efdaldir diye soracak olursanız. Bunca yazımızın arkasında kararı kendiniz verin. Vebal size aittir. Habil ve Kabil olmayı kendiniz tercih edebilirsiniz. Allah-u Teâla Kur'an-ı Kerim'inde ; "Kendilerini uyarsan da uyarmasan da onlar için birdir, asla iman etmezler." diye uyarmaktadır. (Yasin suresi 10. ayet - Bakara suresi 6. ayet)
Şüphesiz Allah en doğrusunu bilir.
Derleme : Erol Kara / @dinierk

Yorumlar
Yorum Gönder