İbrahim Peygamberin Babası Putperest miydi ?
Hazreti İbrahim Aleyhisselam'ın Babası Kimdi ?
Bismillahirrahmanirrahim / Rahmetin , Esirgemenin sahibi olan, Her Şeyi En İyi Bilen Allah'ın AdıylaKur’ân-ı Kerîm’de Enam suresinde ayet 74'te göre (Hani İbrahim, babası Âzer’e, “Sen putları ilâh mı ediniyorsun? Şüphesiz, ben seni de, kavmini de apaçık bir sapıklık içinde görüyorum” ) Hz. İbrâhim’in babasının adı Âzer olduğunu öğreniyoruz. Muhtelif kaynaklarda ve arkeolojik kazılarda bulunan bir tablette de “Terah oğlu Abram”da ifadesine rastlandığı bu nedenle Azer'in bir diğer adının da "Terah" olduğu kanısına varılmaktadır.
Diyanet İslam Ansiklopedisinden edinilen bilgiye göre "bu konudaki te’villerden biri de Kur’ân-ı Kerîm’deki (el-En‘âm 6/74) eb (baba) kelimesinin “amca” mânasında kullanıldığı, dolayısıyla Âzer’in Hz. İbrâhim’in babası değil amcası olduğu şeklindedir." denildikten sonra cümleye devamla "Ancak bu yorum doğru değildir. Zira Hz. İbrâhim’in babasını hak dine davetiyle ilgili diğer âyetlerde (Meryem 19/42-45; el-Enbiyâ 21/52; eş-Şuarâ 26/70, 86; es-Sâffât 37/85; ez-Zuhruf 43/26) ve Allah’tan onun affını talep etmesine dair âyetlerde (et-Tevbe 9/114; el-Mümtehine 60/4) eb tekrar edilmiş, ayrıca Kur’an’ın diğer yerlerinde bu kelime “baba” anlamında kullanılmıştır." denilmektedir. Makalede geçen Şuarâ sûresinin 219. âyetinde "Secde edenler arasında dolaşmanı, halden hâle girmeni de görüyor." denilmesine rağmen ve buradan hareketle "Hz. Peygamber’in ecdadında kâfir bulunmadığını" dile getirilmiş olması da şaşırtıcıdır. Çünkü, ayet böyle bir anlam vermemektedir. Merak edenler ayetin tefisirini de araştırabilir. Azer'den ve İbrahim aleyhisselamdan bahsetmeyen hatta peygamberim Hz. Muhammed'in temiz bir soydan geldiğine dair küçük bir işaret yokken bu ayete dayanarak "kâfir olan Âzer’in de Hz. İbrâhim’in babası olamayacağını ileri süren görüş ise Kur’ân-ı Kerîm’in zâhirine aykırı ve yanlış bir görüştür (Elmalılı, III, 1964)." denilmesi de düşünmeye değerdir. Kısa bir açıklama ile burada ifade edilenin "Yüce Allah'ın, Peygamberimiz Hz. Muhammed'in (s.a.s.) namazdaki her halini ve hareketini gördüğü, ona şah damarından daha yakın olduğu ve daima O'na sığınması gerektiği vurgulanmaktadır" olduğunu söyleyebiliriz.
Enam suresinde ayet 74'te "babası" şeklinde ifade edilen söze dönersek bir kadın ölen ya da boşandığı kocasından sonra bir başka adamla evlenebilir. Bunda bir sakınca yoktur. Ve kadının henüz çevresinde olup biteni ayırt edemediği bir durumda olan bebesine, küçük bir çocuğuna evlendiği adamın öz babası olmasa bile babası olduğunu söylemiş olması ihtimali de yok değildir. Günümüzde bile nice insanlar bu şekilde davranmaktadır. Üvey babaların bazılarının öz babadan daha iyi olduğunu duyabiliyoruz. Buradan yola çıkarak bir çok ehli sünnet aliminin de kabul ettiği şekilde İbrahim aleyhisselam'ın babası da o bebekken ya da anne karnında iken ölmüş olabilir. Ve Dinimiz İslam sitesinde açıklandığı gibi "Babası mümin olan Târûh olup, annesi Emile’dir. İbrahim aleyhisselam, Peygamber efendimizin dedelerindendir. Çünkü, ilk oğlu İsmail aleyhisselam Arapların, ikinci oğlu İshak aleyhisselam da İsrailoğullarının ceddi yâni dedesidir.
Enam suresinde ayet 74'te "babası" şeklinde ifade edilen söze dönersek bir kadın ölen ya da boşandığı kocasından sonra bir başka adamla evlenebilir. Bunda bir sakınca yoktur. Ve kadının henüz çevresinde olup biteni ayırt edemediği bir durumda olan bebesine, küçük bir çocuğuna evlendiği adamın öz babası olmasa bile babası olduğunu söylemiş olması ihtimali de yok değildir. Günümüzde bile nice insanlar bu şekilde davranmaktadır. Üvey babaların bazılarının öz babadan daha iyi olduğunu duyabiliyoruz. Buradan yola çıkarak bir çok ehli sünnet aliminin de kabul ettiği şekilde İbrahim aleyhisselam'ın babası da o bebekken ya da anne karnında iken ölmüş olabilir. Ve Dinimiz İslam sitesinde açıklandığı gibi "Babası mümin olan Târûh olup, annesi Emile’dir. İbrahim aleyhisselam, Peygamber efendimizin dedelerindendir. Çünkü, ilk oğlu İsmail aleyhisselam Arapların, ikinci oğlu İshak aleyhisselam da İsrailoğullarının ceddi yâni dedesidir.
Burada bir öernek daha verelim. Hazreti İsmail aleyhisselam Hazreti Yakup aleyhiselamın amcası olmasına rağmen Bakara suresi 133. ayette (*) "ataları (babaları) gibi ifade edilmesi de buna benzerdir.
İbrahim aleyhisselama annesi Emîle veya Ûşâ hâmileyken, babası Târûh vefat etti. Annesi, amcası olan Âzer ile evlendi. Âzer üvey babası ve amcası olup, putperestti. Geçimini put yapıp satarak temin ederdi.
Tefsir âlimleri, En’âm sûresinin Âzer’in ismi geçen 74. âyetini tefsir ederken, Âzer’in hazret-i İbrahim’in amcası ve üvey babası olduğunu açıkça belirtmişlerdir. Zîrâ, Peygamberimizin baba ve dedeleri Âdem aleyhisselamdan beri hep mümindi"
Abdullah ibni Abbâs’ın ve daha bir çok hadis kaynaklarının (İbn Sad (et-Tabakâtü’l-Kübrâ): Hz. Aişe ve Muhammed bin Ali yoluyla. Beyhakî (Delâilü'n-Nübüvve): Enes bin Malik vasıtasıyla.İbn Asâkir (Târîhu Dımaşk) ve Süyûtî (ed-Dürrü’l-Mensûr)..) bildirdiği sahih hadîs-i şerîfte de: “Benim dedelerimin hiçbiri zina yapmadı. Allahü teâlâ, beni temiz babalardan, temiz analardan getirdi. Dedelerimin iki oğlu olsaydı, ben bunların en hayırlısında, en iyisinde bulunurdum.” ve "Sürekli temiz babaların sülbünden temiz annelerin rahimlerine intikal ettim" şeklinde aktarılan Âyet-i kerîme ve hadîs-i şerîflerden anlaşıldığı ve binlerce İslâm kitâbında yazıldığı üzere Peygamber efendimizin anaları ve babaları arasında bulunmakla şereflenen bahtiyarların hepsi, zamanlarının ve memleketlerinin en asîl, en şerefli, en güzel ve en temiz kimseleriydi. Hepsi de aziz ve muhteremdiler. İbrahim aleyhisselamın babası, Târûh da böylece mümin, yâni inanmıştı. Kötü ahlâktan, âdî ve çirkin sıfatlardan uzaktı. putperest olan Azer!in, İbrahim Aleyhisselamın öz babası olmadığı da netleşmiş olmaktadır.
Tavbe 114 (İbrâhim’in, babasının bağışlanması için yaptığı dua ise sırf ona verdiği bir sözden ötürüydü. Ama onun bir Allah düşmanı olduğu kendisine belli olunca ondan uzaklaştı. İbrâhim gerçekten çok duyarlı, yumuşak huylu biriydi.) ayeti celilinde babasını düşman ilan eden de Hazreti İbrahim aleyhisselamın ta kendisidir.
Bunu bir başka örnekle de kuvvetlendirmemiz mümkündür.
Bazı tefsirlerde, amcaya baba denildiği bildirilmektedir. Peygamber efendimizin yaşlı köylüye, amcaları olan Ebu Talib’e ve Hazret-i Abbas’a baba dediği, günümüzde de bazı kimselerin bir takım kimselere baba demesi gibi, gerçek babaları olmadığını anlayabiliriz.. Onlara baba dendiği için öz babası olmuş olmuyorlar. İbrahim aleyhisselam da, (Azer babam) demekle, Azer’in hakiki babası olmadığı anlaşılmalıdır.
Bunu bir başka örnekle de kuvvetlendirmemiz mümkündür.
Bazı tefsirlerde, amcaya baba denildiği bildirilmektedir. Peygamber efendimizin yaşlı köylüye, amcaları olan Ebu Talib’e ve Hazret-i Abbas’a baba dediği, günümüzde de bazı kimselerin bir takım kimselere baba demesi gibi, gerçek babaları olmadığını anlayabiliriz.. Onlara baba dendiği için öz babası olmuş olmuyorlar. İbrahim aleyhisselam da, (Azer babam) demekle, Azer’in hakiki babası olmadığı anlaşılmalıdır.
Son olarak, bazı İslami yazarların ya da alimlerin bir çok konuda Tevrat ya da İncil'den alının bilgileri doğru kabul etmeleri de anlamsızdır. Çünkü, o kitapların tahrif edilmiş, uyduruk kitaplar olduğu gerçeği bilinmesine rağmen, sanki doğru bilgilermiş gibi referans alınması da asla doğru değildir.
Şüphesiz En Doğruyu Allah c.c Bilir.
https://islamansiklopedisi.org.tr/azer
https://dinimizislam.com/detay.asp?Aid=3771
(*) Bakara 133 “Yoksa siz Yakub’un, ölüm döşeğinde iken çocuklarına, Benden sonra kime ibadet edeceksiniz, dediği, onların da, Senin ilâhına ve ataların İbrahim, İsmail ve İshak’ın ilâhı olan tek bir ilâha ibadet edeceğiz; bizler O’na boyun eğmiş Müslümanlarız, dedikleri zaman orada hazır mı bulunuyordunuz?
Derleme : Erol Kara / @Dinierk

Yorumlar
Yorum Gönder