۞
| Dolar Euro Gr. Altın4.215 | 'a --:--:--
SON DAKİKA
Gündem

Peygamberler Ahiretlerini Bilmezken, Size Ne Oluyor

۞ / editör17 Temmuz 2026 - 07:05 · … dk okuma

Peygamberler Ahiretleri Hakkında Bir şey Bilmezken, Size Ne Oluyor

“Yine de ki: “Ben, peygamberler arasında benzeri gelip geçmemiş biri değilim, bana ve size ne yapılacağını da bilemem, ancak bana vahyedilene uyarım. Ben yalnızca açık bir uyarıcıyım.” (Ahkaf 9).

Hepimiz biliriz ki, Peygamberler (hepsine selam olsun) cennetliktir. Ve Peygamberler makamındadırlar. Bunun nedeni onlara verilen bazı sıfatların varlığıdır. Peygamberler hem dünyada aldıkları ilahi vahiy görevi hem de ahiret makamları açısından tam bir güven içindedir. Günahsız (masum) oldukları için ahiret hayatları konusunda en ufak bir şüpheleri olmaması gerekir. 
Kur'an-ı Kerim'de bildirildiği üzere, makamlarının yüksekliği ve Allah'ın rızasını kazanmış olmaları sebebiyle ahiret yurdundan emindirler. Bu konu İslami kaynaklarda genellikle "Peygamberlerin masumiyeti" ve "ahiret eminliği" bağlamında şu açılardan ele alınır: Tüm peygamberler "günahsızlık "(İsmet Sıfatı) ile diğer tüm insanlardan farklıdır. Peygamberlerin sıdk, emanet, tebliğ, fetanet ve ismet olmak üzere beş temel sıfatı vardır. Bunlardan ismet, günah işlememe özelliklerini ifade eder. Küçük (zelle) sayılabilecek hatalar dışında, büyük günahlardan korunmuşlardır. Yaptıkları hatalar da insanlara örnek olması açısından bizzat Allah tarafından yaptırılmıştır. Yoksa, Allah c.c onları her türlü kötülükten korur. Bu nedenle hesap gününde ve ahiret yolculuğunda bir korku ya da azap endişesi taşımazlar. Bundan yola çıkarak ve ayetlerde gördüğümüz gibi Allah, peygamberleri dünyada iken cennetle ve en yüksek makamlarla müjdelemiştir. Vaadinden asla dönmeyecek olan  Allah onları cennet dışında bir yerde tutmayacaktır. Ayetlerde ve sahih hadislerde, onların Allah katındaki derecelerinin yüceliği ve ahiretteki konumlarından tamamen emin oldukları vurgulanır.
Peygamberlerin berzah âleminde dahi özel bir manevi huzur içindedir ve asıl ahiret yurdunda en yüce makamlarda bulunacakları kesin olarak bildirilmiştir. Bu inanç esası, peygamberlerin tebliğ ettiği dinin sarsılmaz temelini oluşturur.

Yukarıda zikrettiğimiz Ahkaf suresi 9. ayetinde ifade edilen "bana ve size ne yapılacağını da bilemem" sözünden ne anlamalıyız. 
Buhârî’nin aktardığı şu olaya bakalım:
Medine’ye hicret eden müminler, oranın yerlilerine misafir edilmeleri için dağıtılmış, Osman b. Ma’zûn isimli sahâbî de misafir kaldığı evde hastalanmış ve âhirete göçmüştü. Cenaze kefenlenmiş halde iken Hz. Peygamber eve gelmiş, evin hanımı ona ölü hakkındaki kanaat ve duygularını şöyle ifade etmişti: “Allah’ın rahmeti üzerine olsun ey Osman! Sana tanıklık ederim ki, Allah’ın ikram ve ihsanına nâil oldun.” Peygamberimiz hanıma, “Ona Allah’ın ihsanda bulunduğunu nereden biliyorsun?” diye sorunca kadın kendine geldi, “Bilmiyorum ey Allah’ın Resulü” dedi. Peygamberimiz de şöyle buyurdu: “O, rabbinden gelen şüphe götürmez gerçekle karşı karşıyadır, ben onun için hayır umuyorum. Yemin ederim ki ben Allah’ın elçisi olduğum halde hakkımda ne yapılacağını bilmiyorum.” Kadın da ekledi: “Vallahi ben de bundan sonra hiçbir kimseyi (‘Onun günahı yoktur, makamı cennettir’ diyerek) tezkiye etmem” (Buhârî, “Cenâiz”, 3).
Burada Resûlullah'ın ( aleyhisselam) buyurduğu "Yemin ederim ki ben Allah’ın elçisi olduğum halde hakkımda ne yapılacağını bilmiyorum." sözü çok vahimdir. Üzerinde düşünülmesi, günahkar olan insanın bu cümle üzerinde düşünmesi gerekir. Din otoriterlerinin sıkça uyardığı " ölen olsun yaşayan olsun hiç bir insana cennetlik ya da cehennemlik demeyiniz" sözü de buna denk uyarıcı bir olayıdır. Resûlullah'ın yenin ederek "Allah’ın elçisi olduğum halde hakkımda ne yapılacağını bilmiyorum" demesi kendisine bildirilmedikçe gaybı sadece Allah'ın bildiğine işarettir. 
Genelde bilhassa cenaze törenlerinde sıkça duyduğumuz "Günahsız gitti, merhum" "Cuma günü öldü, cennetlik oldu" "Cenazesinde çok kalabalık vardı. Bu günahsız olduğuna işarettir" "Hacda, umrede öldü. Ne mutlu ona.. Cenneti garantilemiştir" gibi duygusal sözler Allah adına hüküm vermek gibidir. Bu ifadeler insanın dinden çıkmasına dahi sebep olabilir.
Ahkaf 9. ayetin dışında yazacağımız yukarıdaki hadise ilaveten  hadise de dikkat edelim ki, 
"“….Kızım Fatıma! Kendin için çalış çabala. Allah’a karşı sana ben bir fayda sağlayamam.” (Hadis, Müslim, İman 89 (412 / 402). sözü de ibretlik olmalıdır. 

Bu yüzden, değerli dostlar.. Allah'ın peygamberi ahiretinden emin olmamaya çalışırken günaha batmış bizlerin ahiret hayatından emin olmamız deli olmamız için yeterlidir.

Şüphesiz doğruyu en iyi Allah Bilir

Erol Kara / @Dinierk
Bu haberi paylaş:
۞

Yorumlar

Yorumlar