Deprem, sel, açlık savaş gibi felaketleri kendilerine şahsi çıkar aracı olarak kullananların sayısı bir türlü eksik olmuyor. Son zamanlarda Gazze Savaşının görüntüleri önünde paylaşım yapan bir çok Filistinlinin yanı sıra tüzel şahıslarında sahtecilikle yardım sevenlerin merhametini istismar ettikleri görülmektedir.
"Gazze istismarcıları"
Türkiye ve dünyada bir çok ülkede siyasi ve toplumsal tartışmalarda, Gazze'de yaşanan insani dramı ve Filistin meselesini kendi çıkarları, reklamları veya siyasi ajandaları için kullanan kişi ve grupların ortaya çıkması, gerçek yardım severlerin aldatılmasına neden olmaktadır.
Siyasi arenada partiler, dernekler, vakıflar ve bazı uyduruk şirketler birbirlerini Filistin davasını samimi bir şekilde savunmak yerine sadece tabanlarını konsolide etmek ve seçimlerde oy toplamak için bir malzeme olarak kullanmakla dikkat çekmektedir.
Özellikle Gazze Savaşı dönemindeki ticari ilişkiler ve diplomatik adımların hızı üzerinden sosyal medyada ve dijital platformlarda bazı içerik üreticilerinin, Gazze'deki trajediye ait hassas ve trajik görüntüleri beğeni, takipçi veya maddi kazanç (bağış, fon, tıklanma, beğeni vb.) elde etmek amacıyla yoğun bir şekilde paylaşması bu istismarın ir başka şekli olarak ortaya çıkmaktadır. Bu durum, acının ticarileştirilmesi ve duygu sömürüsü olarak nitelendirilmektedir.
Bunların yanı sıra Filistin ve Gazze Şeridi için yardım topladığını iddia eden ancak bu yardımların nereye gittiği net olarak belgelenemeyen, denetimsiz bazı vakıf, dernek veya şahıslar da kamuoyunda dikkat çekmeye başlamıştır.
Boykotçuların Samimiyetsizlikleri
Boykot çağrılarını samimiyetsiz bir şekilde sadece kendi markalarını veya yerli alternatif ürünleri pazarlamak için bir fırsat olarak gören işletmeler ya da perde arkasında İsrail ile ticari bağlarını sürdürdüğü iddia edilen yapıların varlığı da dikkat çekmektedir. Bilhassa boykotlarda dini unsurları kullanan, Diyanet İşleri Başkanlığının organlarını ( müftülükler, kuran kursları, eğitim merkezleri vs ) bu tartışmanın merkezinde yer alanlarda kamuoyu gözünde fark edilmeye başlanmıştır. Sözde Gazze boykotçuları üretici firmaların bilhassa gıda sektöründe olanları boykot ederek ülke gıda sektörüne darbe vurmakta, protestolarla binlerce işletmenin kapanması, on binlerce insanın işsiz kalmasına sebep olmaktadır. Öte yandan pek çoğu kalitesiz ve tüketici düşmanı düşüncelerle üretim yaparak piyasada bu sayede fahiş fiyatlarla, eksik gramajlarla, hileli ürünlerle pazarlarını genişletmeye çalışmaktadır.
Bununla birlikte, boykot yapıyoruz diyenlere dikkat edin. Hedefleri sadece gıda ürünleri. Yiyecek, içecek. Pekala İsrail'e kaynak sağlayacak teknolojik ürünler, sosyal medya uygulamaları (facebook, twitter, instagram, diğer uygulamalar vs) ve bunlara ödenen reklam paraları, otomotiv sektörü, içkiler, tütün mamulleri.. Bilgisayar ve telefon sektörü. ve daha neler neler. Sonra boykot bu ülkede üretilenlere değil ithalat yapılmasını engellemekle olur. Boykot yapacaksanız ithalatı durdurun. Boykot budur. Marketten kola alınarak dökmekle boykot olmaz. Sadece cebine zarar verirsin. Komiklik etmeyin.
Filistinli Uyanıklar
Geçtiğimiz günlerde sitemizde bir haber yayınlamıştık. İngiltere'de yerel bir gazetenin haberine göre, savaşın vurduğu Gazze'de bir çadırda hayata tutunmaya çalışan genç bir adam, İngiltere'deki Leicester Üniversitesi'nde eğitim görme hayalini gerçekleştirmek için eğitim masrafları için 20.000 sterlinlik ( 1 Milyon 312 Bin TL karşılığı) bir bağış kampanyası başlatmıştı ( Okumak için tıklayınz )
Şimdi de bir başka genç 8 kişilik bir ailesi olduğunu, ailesine yardım edilmesi için sosyal medyadan yardım çağrısı yapıyor. Bugün Gazze'de yardım bireysel değil toplum için istenilmelidir.
Bu görseldeki paylaşımın ne kadar samimi olduğu bilinmemektedir. Hatta sosyal medya kullanacak kadar imkan bulan, yokluktan söz eden ve dilediği görüntüyü kolaylıkla amacı için kullanan binlerce kişiden biri olan bu gencin gerçek ihtiyaç için sosyal kurumlara başvurmaması da düşündürücü.
Yardım Etmek İçin Dikkatli Olunmalı
Gazze savaşını bahane ederek sahte yardım kampanyalarıyla para toplayan kişiler, insani duyguları istismar eden dolandırıcılardır. Bu tür şahıslar ve organize gruplar, sosyal medya (Instagram, TikTok, X), e-posta veya sahte internet siteleri üzerinden "Gazze'ye gıda, ilaç, et veya nakdi yardım" adı altında doğrudan şahsi banka hesaplarına ya da kripto cüzdanlarına para aktarılmasını talep etmektedir. Son dönemde hem Türkiye'de hem de uluslararası alanda Gazze bahanesiyle milyonlarca liralık dolandırıcılık vakaları tespit edilmiş ve emniyet güçleri tarafından operasyonlar düzenlenmiştir.
Sahte Sosyal Medya Hesapları
Mağdur çocuk ve savaş görselleri paylaşarak doğrudan şahsi IBAN numarası veren, topladıkları paralarla kendilerine lüks hayat sağlayan fenomenler ve hesapların sayısı istismarın gerçek boyutudur.
Tedarik ve Gümrük Yalanları
Yabancı hayırseverleri hedef alarak "Gazze'ye tonlarca gıda/et göndereceğiz, Türkiye'de gümrük vergisi daha ucuz" diyerek kurulan paravan şirketler ve sahte faturalar, bunların yanı sıra oltalama (Phishing) Sitelerinin korkunç tuzakları merhametten yoksun, Allah korkusu olmayan, insanalrdan utanmayanlardır. Tanınmış büyük yardım kuruluşlarının logolarını ve internet sitelerini birebir kopyalayarak sahte bağış ekranları üzerinden kredi kartı bilgilerini çalanlara karşı da dikkatli olunmalıdır
Gazze Savaşını Bahane Ederek Bireysel Hesaplar Üzerinden Yapılan Para Yardımı
Gazze savaşını bahane ederek bireysel hesaplar üzerinden yapılan para yardımı taleplerine doğrudan güvenmek doğru değildir. Bu tür paylaşımların çok büyük bir kısmı denetime tabi olmadığı için dolandırıcılık, suiistimal veya paranın yanlış ellere geçmesi riskini barındırır.
Kötü niyetli kişiler, sosyal medyada sahte isimler, çalıntı fotoğraflar ve duygu sömürüsü içeren hikayeler kullanarak sahte yardım kampanyaları düzenleyebilir. Bireysel IBAN numaralarına gönderilen paraların gerçekten Gazze'deki ihtiyaç sahiplerine ulaşıp ulaşmadığını, amacına uygun kullanılıp kullanılmadığını denetlemek imkansızdır.
@dinierk



Yorumlar
Yorum Gönder