Evet, Kur'an-ı Kerim'deki bazı surelerin veya ayetlerin faziletlerine dair anlatılan rivayetlerin bir kısmı uydurulmuştur (mevzu hadistir). İslam alimleri ve hadis münekkidleri (kritikçileri), surelerin faziletleri (Fezâilü'l-Kur'ân) konusunda çok sayıda asılsız ve uydurma rivayetin bulunduğunu ve bunların halk arasında yayıldığını net bir şekilde ortaya koymuşlardır.
İslam tarihinde, Kur'an surelerinin faziletlerine dair pek çok hadis uydurulduğu ve bu uydurmaların ardında farklı motivasyonların yattığı bilinmektedir. Bu metin, zındıklıktan iyi niyete, kişisel çıkarlardan insanları hayra teşvike kadar uzanan geniş bir yelpazede, hadis uydurucularının yöntemlerini ve bu tür rivayetlerin ilmi disiplinler tarafından nasıl reddedildiğini incelemektedir.
Kur'an-ı Kerim, Müslümanlar için temel rehber ve yaşam kaynağıdır. Onun her bir ayetinin ve suresinin derin bir anlam ve hikmet taşıdığı inancı, İslam'ın ilk dönemlerinden itibaren yaygın olmuştur. Ancak, bu kutsal kitabın surelerinin tek tek faziletlerine dair, Peygamber Efendimiz'e (sallallahü aleyhi ve sellem) isnat edilerek uydurulmuş pek çok rivayetin de tarihte yer bulduğu ilim ehli tarafından tespit edilmiştir. Bu tür asılsız rivayetler, iftiracıların ve kötü niyetlilerin olduğu kadar, bazen iyi niyetle hareket ettiğini düşünen kişilerin de ürünü olmuştur. Hadis ilmi, bu uydurma metinleri titizlikle incelemiş, ortaya çıkış nedenlerini ve arkasındaki motivasyonları tespit ederek Müslümanları bu tür batıl haberlerden korumayı hedeflemiştir. Ancak bu durum, surelerin faziletlerine dair tüm rivayetlerin uydurma olduğu anlamına gelmez.
Uydurma Hadislerin Çıkış Noktaları ve Farklı Amaçlar
Hadis uydurucularının, Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)'in sözüymüş gibi aktardıkları rivayetler için farklı maksatlar taşıdıkları görülmektedir. Bu motivasyonlar, bireysel çıkarlardan dini veya ideolojik hedeflere kadar geniş bir yelpazeyi kapsar.
- Zındıklık ve Şüphe Tohumları Ekmek
Bazı zındıklar, yani din karşıtları veya inkarcılar, İslam'ın temel inançlarına şüphe düşürmek ve insanları dinden uzaklaştırmak amacıyla hadis uydurmuşlardır. Küfeli Muğire b. Said ve Şamlı Muhammed b. Said gibi isimler bu kategoriye girer. Muhammed b. Said'in Enes b. Mâlik'ten rivayet ettiğini iddia ettiği bir örnek, Peygamber Efendimiz'in peygamberlerin sonuncusu olduğunu belirtirken, cümlenin sonuna «Allah'ın dilemesi müstesna» şeklinde bir istisna eklemesidir. Bu tür bir istisna, peygamberliğin mutlak sonluluğu ilkesine gölge düşürme amacı taşır. İbn Abdi'l-Berr'in «et-Temhid» adlı eserinde bu rivayeti zikretmesi ve istisnayı rüyaya yorması, dönemin ilim ehlinin bu tür saptırmalara karşı nasıl dikkatli davrandığını gösterir.
- Kişisel Heva ve Arzuların Dini Kılıfla Sunumu
Kimi zaman da insanlar, kendi heva ve arzularına uygun düşen fikirleri veya savundukları batıl görüşleri meşrulaştırmak amacıyla hadis uydurmuşlardır. Haricilerin ilim adamlarından birinin tövbe ettikten sonra söylediği sözler bu durumu çarpıcı bir şekilde ortaya koyar:
«Bu hadisler bir dindir. O bakımdan dininizi kimden alıp öğrendiğinize iyi dikkat ediniz. Bizler önceleri (ben tevbe etmeden önce) birşeyi arzu ettik mi, onu hadis diye ileri sürüverirdik.»
Bu itiraf, dini bilginin kaynağının ne denli kritik olduğunu ve kişisel eğilimlerin dini metinlere nasıl sızdırılabildiğini gözler önüne sermektedir.
- 'Hayır Umma' Yanılgısıyla Hadis Uyduranlar
Uydurma hadislerin en dikkat çekici kategorilerinden biri de, sözde iyi niyetlerle, insanları hayra ve faziletli amellere teşvik etmek maksadıyla hadis uyduranlardır. Ebu İsmet Nuh b. Ebî Meryem el-Mervezi, Muhammed b. Ukaşe el-Kirmani ve Ahmed b. Abdullah el-Cüveybarî gibi isimler bu zümreye dahildir. Ebu İsmet, kendisine yöneltilen «Sen İkrime'den, o İbn Abbas'tan Kur'an-ı Kerim'in sûre sûre faziletlerine dair rivayetleri nerden aldın?» sorusuna verdiği cevapla bu durumu netleştirmiştir:
«İnsanların Kur'an-ı Kerim'den yüz çevirerek Ebu Hanife'nin fıkhı ile Muhammed İbn İshak'ın Megazisiyle uğraştıklarını görünce, hasbeten lillah (Allah'tan ecir almak umuduyla) bu hadisleri uydurdum.»
Bu itiraf, o dönemde insanların Kur'an'dan uzaklaşıp fıkıh ve siyer gibi diğer ilim dallarına yönelmesi üzerine, Ebu İsmet'in onları Kur'an'a döndürmek için böyle bir yola başvurduğunu göstermektedir. Ancak hadis ilmi prensipleri açısından, iyi niyet dahi olsa Peygamber'e isnat ederek yalan uydurmak kesinlikle caiz değildir ve büyük günahlardandır. Çünkü bu, dinin asıl kaynağını tahrif etme potansiyeli taşır.
Surelerin Faziletine Dair Meşhur Bir Uydurma: Ubeyy b. Ka'b Hadisi
Kur'an surelerinin faziletlerine dair uydurulmuş en bilinen ve yaygınlaşmış rivayetlerden biri, Ubeyy b. Ka'b'dan nakledildiği iddia edilen uzunca bir hadistir. Bu rivayet, Kur'an'ın her suresinin ayrı ayrı faziletlerini anlatır. Hadis âlimi Ebu Amr Osman b. es-Salah, «Ulumu'l-Hadis» adlı eserinde bu hadisin durumunu şöyle açıklar:
«Ubeyy b. Ka'b'dan, o Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)'dan yoluyla, sûre sûre Kur'an'ın faziletine dair rivayet edilen uzunca hadisin durumu da böyledir. Birisi, bu hadisin nerden çıktığını araştırdı ve nihayette bu hadisi bir topluluk ile birlikte uydurduklarını itiraf eden kişiyi tespit etti. Zaten bu hadisin uydurma olduğunun etkileri açıkça hadisin kendisinden anlaşılmaktadır.»
Ebu Amr Osman b. es-Salah'ın tespiti, bu hadisin uydurma olduğunu açıkça ortaya koymuştur. Hatta o, müfessir el-Vahidî ve benzeri tefsircilerin bu hadisi tefsirlerine almalarıyla hata ettiklerini belirtmiştir. Bu durum, uydurma rivayetlerin ne kadar yaygınlaşabileceğini ve hatta ilim ehli arasında bile bazen yanılgılara yol açabileceğini göstermesi açısından önemlidir. Hadis ilminin katı metodolojisi, bu tür yanlışlıkların zamanla düzeltilmesine olanak tanımıştır.
- Maddi Çıkar ve Dilencilik Amaçlı Hadis Uydurucuları
Hadis uyduruculuğunun bir diğer motivasyonu ise maddi çıkar sağlamaktır. Bazı kişiler, çarşı pazarlarda durarak, ezberledikleri sahih birtakım isnat zincirleriyle Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)'e hadis uydururlardı. Bu uydurma hadisleri, kendilerine para veya yiyecek verilmesi karşılığında insanlara anlatırlardı. Bu durum, hadis ilminin sadece dini ve ideolojik motivasyonlarla değil, aynı zamanda sosyo-ekonomik faktörlerle de mücadele etmek zorunda kaldığını gösterir.
Örnek Kıssalar
Ahmed b. Hanbel ve Yahya b. Main'in Bir Hadis Uydurucusuyla Karşılaşması
Maddi çıkar amacıyla hadis uyduranların cüretini ve dönemin hadis âlimlerinin bu duruma nasıl tepki verdiğini gösteren çarpıcı bir olay Ca'fer b. Muhammed et-Tayalisî tarafından nakledilmiştir. Ünlü hadis âlimleri Ahmed b. Hanbel ile Yahya b. Main, Rusafe mescidinde namaz kıldıktan sonra, bir kıssacının (hikaye anlatan) önlerinde durup hadis rivayet etmeye başladığını görmüşlerdir. Kıssacı şöyle demiştir:
«Bize Ahmed b. Hanbel ile Yahya b. Main anlatarak dediler ki: Bize Abdurrezzak haber verdi, bize Ma'mer, Katâde'den o Enes'ten rivayetle dedi ki: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: Kim la ilahe illallah diyecek olursa, onun her bir kelimesinden gagası altından, tüyleri mercandan bir kuş yaratılır...»
Bu kıssacı, yaklaşık yirmi sayfa tutacak kadar uzun bir hikayeyi, Ahmed b. Hanbel ve Yahya b. Main gibi büyük âlimlerin adını kullanarak anlatmıştır. İki âlim şaşkınlıkla birbirlerine bakışmış ve bu hadisi kendilerinin rivayet edip etmediklerini sormuşlardır. Her ikisi de böyle bir hadisi hiç duymadıklarını söylemişlerdir. Kıssacı bitirdikten sonra Yahya b. Main adama sormuş:
«Bu hadisi sana kim rivayet etti?»
Kıssacı cevaben: «Ahmed b. Hanbel ile Yahya b. Main» demiştir. Yahya b. Main, kendisinin Yahya b. Main olduğunu ve yanındaki kişinin de Ahmed b. Hanbel olduğunu belirterek, böyle bir hadisi Peygamber Efendimiz'den duymadıklarını söylemiş ve eklemiştir:
«Eğer mutlaka yalan söylemek istiyor isen, bizden başkasına isnad ederek yalan uydur.»
Ancak kıssacının cevabı, olayın trajikomik yönünü daha da derinleştirmiştir:
«Gerçekten sen Yahya b. Main misin?» diye sorunca: «Evet» der. Kıssacı şu cevabı verir: «Yahya b. Main'in ahmak olduğunu işitir dururdum. Ne derece ahmak olduğunu da şu anda öğrendim.» Yahya b. Main'in «Benim ahmak olduğumu nasıl anladın?» sorusuna karşılık adam şöyle cevap verir: «Sanki dünyada senden başka Yahya b. Main ile bundan başka Ahmed b. Hanbel yok mu? Ben bu adamdan başka ismi Ahmed b. Hanbel olan onyedi kişiden hadis yazmış bulunuyorum.»
Bu cüretkar cevap karşısında Ahmed b. Hanbel yüzünü örtmüş ve adamın gitmesine izin verilmesini istemiştir. Bu olay, hadis uydurucularının ne denli pervasız ve akıllı olabildiklerini, aynı zamanda ilim ehlinin bu sahtekarlıklara karşı ne kadar mücadele ettiğini gözler önüne serer.
Özetle Ne Yapılmalı?
Sonuç olarak, Kur'an surelerinin faziletlerine dair uydurulmuş hadisler ve genel olarak hadis uydurma vakaları, İslam tarihinde dini bilginin korunması adına verilen çabanın ne denli büyük olduğunu gösterir. Hadis âlimleri, sahih rivayetleri uydurma metinlerden ayırmak için sağlam metotlar geliştirmiş, isnat zincirlerini titizlikle incelemiş ve ravilerin (rivayet edenlerin) güvenilirliğini sorgulamışlardır. Bir surenin veya ayetin faziletine inanmadan önce, o bilginin arkasındaki hadisin Kütüb-i Sitte (Buhari, Müslim, Tirmizi vb.) gibi muteber hadis kaynaklarında yer alıp almadığına ve hadis alimlerinin bu rivayet hakkında "sahih" deyip demediğine bakılması gerekir. Bu çabalar sayesinde, Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)'e ait olmayan sözlerin dinin içine sızması engellenmiş, İslam'ın saf kaynakları korunmuştur. Bu bağlamda, Müslümanların, dinî bilgileri her zaman güvenilir kaynaklardan ve ilim ehlinin süzgecinden geçmiş bir şekilde edinmeleri büyük önem taşımaktadır. Kaynağı belli olmayan, "Kim şu sureyi okursa ona şu kadar saray verilir" tarzı aşırı abartılı ve formülsel ifadelere karşı temkinli yaklaşılmalıdır.
Yüce Allah şöyle buyurmuştur: “Her kim benim zikrimden (Kur’an’dan) yüz çevirirse, mutlaka ona dar bir geçim vardır. Bir de onu kıyamet gününde kör olarak haşrederiz.” Taha 124
En doğrusunu bilen Allah’tır.
Kaynaklar:
https://sorularlaislamiyet.com/kuran-i-kerimde-gecen-surelerin-faziletleri-hakkinda-bilgi-verir-misiniz),
https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/3718229)
https://sorularlaislamiyet.com/kuran-i-kerimde-gecen-surelerin-faziletleri-hakkinda-bilgi-verir-misiniz
https://islamqa.info/tr/answers/231102

Yorumlar
Yorum Gönder